| Munzur Onursa, Sahip Çıkamadık |
|
|
|
| Yazar @ARINGI |
| Pazar, 06 Eylül 2009 13:08 |
|
Munzur Onurdur Onuruna Sahip Çık! Heryıl yapılan festivallerde, birilerinin aklına geldikçe atılır bu slogan. Sloganımızı da, her bir pisliğimizi de koç gibi Munzur’a atıyoruz. Tutuldu-tutulacak derken Uzunçayır Barajının suları Tunceli'ye yaklaşıyor Yani erkeklerin kadın egemenliğindeki savunması misali “ hem dövüyor hem seviyoruz …(!) Bazıları istimlak paralarını çaktırmadan cebe indirip, tepki verenleri her şeye karşı olmakla suçlarken, barajlar için ÇED Raporu toplantılarını yapımı üstlenen firma Seyitli Köprüsünde düzenleyerek herkesin gözünün içine bakarak salak muamelesi yapıyor. 2004 yılında ÇED toplantısına katılıp haberleştirdiğimizde orada yaşanan vehamete dikkat çekmiştik. Zira katılan köylülerin tek derdi vardı, baraj yapımında dışarıdan kimsenin çalıştırılmaması talebi. Kuşkusuz bu da istenmeli ama öncesinde altyapının hazırlanmasının dillendirilmesi gerekirdi… ama olmadı. Su adeta bir tarihi, yaşanmışlıkları altına alarak ilerliyor. Muhtemeldir ki gelecek yıl artık Tunceli’nin bir baraj gölü olacak. Bize ne olacak diye sorarsanız, işte bir kaçı; · Arıtma tesisi olmadığı için Munzur’a akıtılan tonlarca pislik ve deterjan… vs den oluşan atık sularla dolmuş bir gölümüz olacak. İşte birkaç sıradan öngörüden sonra “Vatandaş Bu İşe Ne Diyor” diyerek karıştık milletin arasına. Dedik ki, baraj tutuldu ve hızla Tunceli’ye doğru yol alıyor, ne diyorsunuz bu işe? Bir şeyler dediler.
Peki etkisi olur mu?
Bu şehir çok sıkıntılar yaşadı. Slogan atmasa kimse duymuyor? Bari biz dinleyelim, yazalım belki birileri barajı tuttu hiç olmazsa arıtma tesisine hız verir diyerek ilgililere duyurmaya çalışıyoruz.
İşte Vatandaşın Baraja İlişkin Görüşleri:
Taylan TİMTİK (Serbest Meslek): Barajlara karşıyım. En azından Munzur vadisine yapılmasın. Barajların Dersim’e yapılmasının bir amacı var. Elektrik üretim boyutu değil. Bunlar askeri projelerdir. Bir noktada coğrafyanın büyük bir bölümünü suyla kapatarak coğrafyayı kontrol altına almaktır. Dersim’i insansızlaştırma politikasıdır. Sonuçta bunları durdurmanın yolu büyük muhalefet. Sadece Dersimle sınırlı kalmaması gerekiyor. Doğaya, yeşile, insana duyarlı olan herkesin buna karşı tepki vermesi gerekiyor. Tüm sivil toplum örgütlerinin, derneklerin, partilerin ortak tavır alması gerekiyor. Çünkü yok olan sadece dersimin coğrafyası değil Aleviliği’nde bu coğrafyada sistemin çirkinliklere başkaldıran muhalefetinde yok edilmesi demektir. Biz bu barajlarla elektrik üretildiğine inanmıyoruz. Veriler ortada. Hasret DEMİR (Öğretmen): Tabii ki bu baraj biz çocukken yapılmaya başlandı. O zamanlarda baraj karşıtlığı yoktu ve biz sadece seyirci kaldık. Şimdi ise barajın yapılmasını üzüntüyle izliyoruz. Bundan sonraki baraj projelerine karşı durarak durdurabileceğimizi umuyorum. Bizler Munzur’u akarken gördük, umarım torunlarımızda görür. Ahmet KARABOĞA (Öğrenci): Devletin buraya bakış açısıyla ilgili bu barajlar. Burayı insansızlaştırmaya yönelik bir politikadır. Ziyaretlerimizi, efsanelerimizi, topraklarımızı sular altında bırakarak insanlarımızı buradan uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Onur AKTAŞ: Dersim’i ortadan kaldırmak istiyorlardı. Bizi istemiyorlar, geçmişte bu böyleydi şimdi ise halen istemezlik devam ediyor. Munzur’umuzu yok ederek bizleri de yok etmiş oluyorlar. Munzur Baba efsanemiz var. Onu yok ederek değerlerimizi teker teker yok etmeye çalışıyorlar. Gelecek nesile Munzur’umuzu nasıl anlatacağız? İklimlerimiz, doğamız katledilmiş olacak, gün gelecek insanlarımız bile değişecek.
|
| Cuma, 11 Eylül 2009 22:34 tarihinde güncellendi |
Anasayfa
Sosyal Ağ
Dersim










