| Hozat |
|
|
|
| Yazar Webmaster |
| Pazartesi, 23 Haziran 2008 18:17 |
|
Hozatın tarihinin çok eskilere dayandığı çeşitli kaynak ve kaynakçalardan anlaşılmaktadır. Hozat ve çevresi Selçuklular döneminden kalan daha önceki dönemlerde olduğu gibi göçebe ekonomisinin hakim olduğu bir yer olmuştur. Çeşitli nedenlerle otoriteden kaçan göçebe boylarının Hozat ve çevresini yurt edindikleri anlaşılmaktadır. Sunni din uygulamasına karşı çıkan şii ve alevi topluluklarının Hozat çevresine sığındıkları tahmin edilmektedir.
Hozat, tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile birlikte 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Kanuni devrinde Pir Hüseyin oğulları kendilerine verilen sancakları bölüşerek Çemişgezek (Hozat) dahil, Mazgirt , Pertek ve Sağman kollarına bölmüşlerdir. O zaman Hozat Erzurum eyaleti içinde görülmektedir. Ancak bir süre sonra Diyarbakır?a bağlanmıştır. Bu bağlılığın Tanzimatın ilan edildiği 1839 yılına kadar devam ettiği, bu tarihten itibaren tekrar Erzurum?a bağlandığı tarihsel belgelerden anlaşılmaktadır. Dersim Beyleri Osmanlı döneminde 19. yy?ın yarısına kadar aşiret, sancak beyleri olarak kaldılar. Daima bir takım ayrıcalılara sahip olmuşlardır. Bu beyleri Osmanlılar hiçbir zaman tam otoritelerine bağlayamamışlardır. Yönetim daima yerli beylerin ve aşiret reislerinin elinde kalmıştır. Bölge çok engebeli ve dağlık olduğundan içerilere girmek mümkün olmamıştır. Tanzimat ile Fransız yönetim şekli kabul edilmiş olduğundan Dersim Beyleri bu düzenlerini 20. yüzyılın başlarına kadar devam ettirmişlerdir.
Ancak dersimde idare hakimiyeti yerel halkın sosyal ve kültürel değerlerine uygun bir yapıya kavuşturmadığı için yeniden isyan çıktı. İsyanı bastırmak üzere 1907 yılında Harput Redif Livası kumandasında Reşat Paşa Dersime gönderildi. 1907 ve 1908 yıllarında devam eden hareket Meşrutiyetin ilanı ile durduruldu. Ferit Ali Paşa ve Şurayı Devlet Azası Mustafa Bey Dersimde yaptıkları incelemeler neticesinde tanzim ettikleri raporlar Meclis-i Mebusa da görüşülmüş, Dersimde sükunetin sağlanması kararlaştırılmış, 1909 yılında 4. Ordu Komutanı Muhtar İbrahim Paşa ordusu ile Dersim üzerine gönderildi. Ovacık?ın Havuzlu (Hopik) köyünde yapılan görüşmeler neticesinde sağlanan mutabakat ile geri çekildi. Netice olarak tarihsel gelişim süreci içinde 1862 yılında tekrar il statüsüne kavuşan Dersim, 1875 yılında gelirleri giderlerini karşılamadığı için tekrar sancak haline getirilmiştir. 1879 yılında vilayet olan Elazığ? a kaza olarak bağlanmıştır. 1881-1922 tarihleri arasında Hozat (Dersim) sancağının merkezi olmuştur.1922-1935 yılları arasında Elazığ?a kaza olarak bağlanan Dersim, 25 Aralık 1935 yılında çıkarılan 2884 sayılı Tunceli Kanunu ile Hozat Tunceli?ye bağlı ilçe durumuna getirilmiştir. Halen bu statüsünü devam ettirmektedir. COĞRAFİ DURUM
İlçede karasal iklim hakim olup, yazları sıcak ve kurak, kışları kar yağışlı ve soğuk geçer. Yazları en yüksek sıcaklık 35 C civarında olup, kışları en düşük sıcaklık (-10) Derece civarında olmaktadır. Belli başlı akarsuları Tağar Çayı, Hozat Deresi ve Değirmen Deredir. Bitki örtüsü bakımından dağların dorukları hariç meşe ormanları ile kaplıdır. İlçede çok zengin yabanıl yaşam vardır. Ali Boğazı ve Taş Başı kayalıklarında dağ keçileri, çatalboynuz geyikler, yabani kır keçileri mevcut olup, nesli tükenmeye doğru gitmektedir. Yer altı kaynaklarının tespiti için bölgede rezerv belirleme çalışması yapılmamıştır. Yer üstü doğal zenginlikleri olarak ormanlar ilk sırayı almaktadır.
NÜFUS
- İş sahalarının bulunmayışı ve işsizlik, - Yaşanan olumsuz olayların etkisi ile toplu göçler, - Tarıma elverişli alanların yetersizliği, - Mera hayvancılığı için meraların azlığı olarak sıralanabilir.
İmalat sanayi ve ticaret gibi tarım dışı kesimlerin hayli geri olduğu Hozat ilçesinde faal nüfusun büyük bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Ancak ilçenin topoğrafik yapısı, iklim vb. doğal koşulların elverişsizliği yüzünden tarım kesimi de pek gelişin değildir. İlçenin bu geri ekonomik yapısı çok düşük verimlilik ile çalışan yardımcı aile bireylerinin faal nüfus içindeki payının çok yüksek orana ulaşmasın ayol açar. İlçede küçük işletmecilerin egemen oluşu, ücretli oranın düşük, buna karşılık kendi hesabına çalışanların yüksek olmasına yol açmıştır. Aynı zamanda faal kadın nüfusunun %95 nin aile içinde ücretsiz çalışması da ücretli nüfus sayısını düşürmektedir. Faal nüfusun mesleklere göre dağılımı aşağıda gösterildiği gibi tahmin edilmiştir. KÖYLERİMİZ
Köy veya Muhtarlığın Muhtarlığa Seçilenin |
| Pazartesi, 23 Haziran 2008 18:18 tarihinde güncellendi |
Anasayfa
Sosyal Ağ
Dersim








