|
Sevgili Murat,
bilsen ardindan bu dizeleri yazmanin benim icin ne kadar zor oldugunu. Iki gündür yazip yazmamak arasinda gidis-gelislerim oldu. Bir türlü elim varmadi senin ardindan bunlari yazmaya. Ama nihayetinde yasanmisliklarimizin paylasimimizin anisinin ardindan yazmam gerektigini düsündüm.
"Her ölüm erken ölümdür" derler. Ama seninki gercekten cok erkendi.Daha iki ahfta önce hasta oldugunu duydugumda sanki icime dolmus gibi, sanki bir sonsuz gidisinin hissine kapilmis gibi o geceyi zor sabah ettim.Sabah ilk trenle varmistim yanina. Gene herzamanki gibi; yasadigimiz güzel günlerin anilarini tazelemistik. 4 saat boyunca yasadiklarimizi tekrar tekrar anmistik. Kendine cok güveniyordun, "ben bu amansiz hastaligi yenerim de bu ilaclarin verdigi aci beni perisan ediyor" dedin. Ben de senden bu amansiz hastaligi yenmeni beklerdim zaten. Ama ne yazik ki aradan iki hafta bile gecmeden seni kaybetmis oldugumuzun haberini aldik.
Seni son yolculuguna kardeslerin dostalrin arkadaslarinla birlikte gecirdigimiz o güzel günlerin yoldaslarindan ben ve Ipek yanibasindaydik. Kadir Türkiyeden Zeynep Hannover den bizi arayarak hem gelismeleri takip etme hem de birbirimize moral verme cabasina girmislerdi. Ne yapacagimizi bilemez olmustuk, üzülmeyi bile beceremiyorduk. Seni kaybetmis oldugumuza kendimizi inandiramiyorduk, sanirim inanmak istemiyorduk.
Tabutunun basinda yasanmisliklarimiza, anilarimiza, yoldasligimiza dair birseyler söylememiz istendi. Ipek"le gözgöze geldik ve ben sözü aldim. Paylasimlarimizi, senin o cok özledigin ülkene sagken gidemiyor olmanin nedenlerini anlattim. Banka hortumlamadigini, rüsvet yemedigini, yoksullarin hakkini gasp etmedigini, sadece insanlar özgür ve insanca yasasinlar diye bir mücadele icerisine girdigini.. senin sürgünde yasamana sebep olan sucun bu mücadele oldugunu gururla dile getirdim. Bu mücadelenin, halkin gözü, kulagi olabilmesi adina degisik alanlarda caba sarfettigini, özellikle de kültür sanat alaninda bir boslugun doldurulmasinda önemli yeri olan bir mevzinin olusumundaki israrli ve özverili cabani dile getirdim. Bugün meydanlarda, salonlarda, konserlerde, eylemlerde binlerle onbinlerle devrim türküleri söyleyen bir mevziden bahsediliyorsa, bu mevzinin olusturulup ayaklari üzerine oturtulmasinda senin emeginin görülmemesinin haksizlik olacagini söyledim. Aklimizda anilarimiza dair neler var diye kendimize sordugumuzda; yedigimiz polis jopu, birlikte kaldigimiz nezaretler, paylasarak yedigimiz tost ekmegi, ve binlere onbinlere birlikte söyledigimiz devrim türküleri oldugunu... Seninle her görüsmemizde Ahmet Kaya nin "munzurdan bir tas su verinde ölem diyor" türküsünü söyledigini ama maalesef munzurdan birtas su icemeden aramizdan ayrildigini söyledim sevgili Murat...
Seni de senden öncekiler gibi yildizlar ülkesine alkislarla ugurladik sevgili dostum, yoldasim yolarkadasim.
Anin önünde sevgiyle ve dostlukla egiliyorum...
Not: Murat ,grup Munzur un kurucularindan ve solistiydi. radyoovacik a da "Armenaq" nickiyle gelir sohbet ederdi siz arkadaslarla.
|