Ovacık Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen GiriÅŸ ya da Kayıt.    Sifrenizi mi unuttunuz?
Bir Hasret Mektubu (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
EN ALT Cevapla BeÄŸenilen: 0
BAÅ?LIK: Bir Hasret Mektubu
#139
*Delal (Kullanıcı)
Yeni Üye
Gönderiler: 1
graphgraph
Su An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Bir Hasret Mektubu 3 Yıl, 7 Ay önce BaÅŸarı: 0  
Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.

Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?… NeÅŸemi, sevimcimi, yaÅŸama gücümü yitirdim. O coÅŸkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri baÅŸka bir yerde; hiç birine kavuÅŸamıyorum.

Dalları fırtınada kopmuÅŸ bir aÄŸaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuÅŸ. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. ÇocukluÄŸumu, ilk gençliÄŸimi, geçmiÅŸimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herÅŸeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü…..Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiÄŸim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaÅŸamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiÄŸim gayreti. DoÄŸaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreÄŸimdeki ateÅŸi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.

Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.

Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum.

Nedense hep geçmiÅŸe bir özlem duygusu büyüyor içimde… İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok……….

Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.

İnsanlar, var olalı beri kabullenmiÅŸ sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuÅŸ. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreÄŸinde daÄŸ daÄŸ. Sabır sabır beyninin gergefine iÅŸlemiÅŸ. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası….

Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum daÄŸları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. KavuÅŸmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, iÅŸkencelere maruz kaldım.

Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim.

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl?

sorma
ben kimim, adım ne, nereden geldim
kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde
kimi sevdim, kime özlemim
kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim.

tut ki, bir pınarım suyu kesik
akamadım nazlı nehirlere tut ki
susturulmuş binlerce türkü
bastırılmış binlerce acıyım
baÅŸtanbaÅŸa aÅŸk ve ateÅŸ

tut ki, incinmiş bir gülüşüm
gecikmiş bir düş
bir ateşin çemberinde
yarım kalmış sevinçler kanayan

tut ki, kar altında sevincim
bütün mevsimlere küsmüşüm

kanadı kırık bir serçeyim tut ki
dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek

ateşin zulmünü gördüm
suyun ihanetini
baÅŸtanbaÅŸa aÅŸk
baÅŸtanbaÅŸa hasret
susturulmuÅŸ
milyonlarca türküyüm

bir sarı çiçek
bir sarmaşık belki
çözer dilini yüreğimin

ihanetlerin kilitlediÄŸi



NURI CAN
 
Yetkiliye Raporla   Kayıt Tutuldu Kayıt Tutuldu  
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiÅŸtir.
      BaÅŸlık Yazar Tarih
    thread link
Bir Hasret Mektubu
*Delal 24/09/2008 02:07
EN ÜST Cevapla
Sistem: FireBoardGönderileri Masaüstünüze Alın