Dersim Tarihi Sayfa 25 PDF Yazdır E-posta
AYDIN
Yazar Webmaster   
Pazartesi, 23 Haziran 2008 09:53

DERSİM-ZAZA VE KÜRT HALKLARININ TARİHLERİNDE

BAZI REFERANS NOKTALARI

 Dersim sentezinin temelinde bu senteze adını veren ve damgasını vuran Mamakan (San, Sin) unsurunun bulunduğuna işaret etmiştim.

Khal Mem-Khal Ferat geleneğinden hareketle Mamakan-Part sentezini halihazırdaki bileşimiyle Dersimliler’in  tarihinde kararlaştırıcı bir an olarak görüyorum.

Partlar’ı Gutiler’le ilişkilendiren bir yazıttan sözetmiştim. Maman (Mamakan) ve Manna (Minni) adları arasındaki ayniyet ise bu sentezin Maman (Mamakan) ayağının Urmiye çevresindeki Mannailer’le ilişkili  olabileceğini düşündürüyor. Daha önce işaret ettiğim gibi bazı kaynaklarda Maman ve Manna adlarıyla Medler’in adı arasında da bir özdeşlik kurulmakta, Mamakanlar’la Mannalar’ın Medler’le bir ve aynı halk oldukları savunulmaktadır. Hattiler ve Hurriler çağı Anadolu’sunda da Maman adına çok benzer oluşumlarla karşılaşıyoruz. Kapadokya ve Anadolu’da çok eski tarihlerde yaygınca inanılan Ma adlı tanrıçanın, ayrıca Comana ve Kumanlar (Muzriler?, Kolçiler?)’ın adları anımsanabilir.

Benzer adlara Lidyalılar ve Etrüskler arasında da tanık oluyoruz.

Mamanlar’ın diğer adı olan Sin (San) sözcüğü de bizi tarih-öncesi veya tarihin başlangıcı kadar gerilere, daha önce değinmiş bulunduğum Sin adlı tapınaklar peryoduna dek götürür.

Bu ad benzerlikleri Mamanlar (Sinler)’ın çok daha eski olduklarına veya aynı halkın bazı kollarının daha erken tarihlerde yeralan göç ve istilalarına işaret olabilir.

Ama salt ad benzerlikleri yeterli kanıt değildir ve yanıltıcı da olabilir.

Bu nedenle özellikle geleneğe ve tarihsel verilere dayanmak, gelenek, arkeoloji ve tarihin buluştuğu zaman ve mekanı esas almak zorunludur.

Dikkat çekmem gereken birinci nokta budur.

İkincisi, geniş anlamda Urartu, dar anlamda Dersim adını taşıyan coğrafyanın kendisinde yaşanan şekillenmeyi eksene oturtmalıyız.

Tam da bu nedenledir ki, Khal Mem-Khal Ferat geleneğinin referans verdiği anı ve mekânı bu  coğrafyada çok daha eski olan Dersimliler’in ve uzak geçmişin Gutiler’iyle ilişkilendirilen Partlar’ın değil, ama Dersim sentezinin ortak tarihi için başlangıç olarak kabul etmeyi gerçekçi buluyorum.

Başlangıç derken, belirli bir toprak parçası üzerinde uzun kesintiler olmaksızın az-çok devamlılık gösteren bir şekillenme sürecinin başlama momentini kastediyorum.

Zaza adı da önceki bölümlerde örneklerini verdiğim gibi çok eski tarihlerde sıkça karşılaşılan bir ad. Records Of The Past’ın XII. cildinde (s. 93-95) yerverilen İnscription Of Prince Nimrod başlıklı bir Mısır yazıtında mezarı Abydos (Mısır)’da bulunan bu Prens Nemrut (Nimrot, Namroth)’un babası ve bir Asur kralı olarak referans verilen Shashanq (Tevrat’ta Shishak)’ın adı da Zaza sözcüğüyle çok benzerdir.

Ama Maman (Sin) adı için öne sürdüğüm aynı sebeplerden dolayı, başlangıcının daha gerilere dayandığına inandığım Zazalar’ın bir milliyet olarak şekillenmesinde kararlaştırıcı anın Sasaniler Çağı veya Part-Sasani çağları olduğunu düşünüyorum. Bu dönem Kalmem-Kalferat geleneğinin referans verdiği çağla yaklaşık olarak örtüşür.

Kürtlere gelince.

Sözlü gelenekleri henüz yeterince bilinmediği veya toplanamadığı için bu konuda daha ihtiyatlı konuşmak gereği duyuyorum. Buna rağmen şu anki veriler çerçevesinde, Kürtler’le Kirtiler arasında kurulan ilişkiyi ciddiye alıyorum ve Kirtiler’in Esas Kürtler olduğunu düşünüyorum. Zazalar’ın ve Dersimliler’in Kürtler için kullandığı Kırdas terimi de sıkça rastlanan –as soneki atılırsa Kirt (Kirti) adının aynısıdır. Kürtler’le en sıkı ve en yakın ilişkideki Dersimliler ve Zazalar Kürtler’in diline de Kırdaski demektedirler.

Kürtler’in çok orijinli bir halk oldukları kesin gibidir. Ama Kürtler’e adlarını verenler Kirtiler, dillerini verenlerse Kürtçe ve Paştu (Afganistan dili) arasındaki yakınlıktan ve Heredot’taki ipuçlarından hareketle Paktular (Bohtiler?)’dır denebilir.

Xenophon’un sözünü ettiği Karduklar’ın Kürtler’le ilişkileri henüz tartışmalı bir konudur. Böyle olmakla birlikte Kürtler’in bilinebilen ilk yoğunlaşma ve dağılma merkezleriyle örtüşmesi nedeniyle Karduklar’ın ülkesi Kürt tarihi için bir yola çıkış veya referans noktası işlevi görebilir. Eski kaynaklar Kürdistan’ı genelde Ermenistan (Kırmanciye) coğrafyasına dahil bir eyalet olarak göstermiş ve bu tanım en azından 16. yüzyıl başlarına dek egemen olmuştur.

Dersim-Zaza’lar ve Kürtler için burada tespit edilen referans momentleri onların tarihlerinin başladığı en ilk anlar değil, ama bu halkların tarihlerinde ve milliyetler olarak şekillenmelerinde belirgin dönemeçlerdir. Bu dönemeçlerden yola çıkılarak bugüne doğru yürümeli, ama kanıtların elverdiği ölçüde geriye doğru da gidilmelidir. Bu çalışmada da böyle yapıldı zaten.

Benim vardığım sonuca göre Dersim-Zaza ve Kürt halklarının tarihleri daha gerilerde bir yerde birbirine değer ve kısmen karışmaya başlar. Burası mekân olarak Batı İran’da Urmiye ve Van gölleri arasında kalan Urartu-Manna-Med sahasıdır. Kritik anlar ise Urartu-Man-Med peryodlarının yanısıra, özellikle bu mekanın Kimmer ve İskit istilalarına uğradığı, Med devletinin doğduğu, Frigya, Asur ve Urartu’nun yıkıldıkları anlar, kısacası M.Ö. 7. ve 6. yüzyıllardır.

Dersim-Zaza ve Kürt halklarının erken tarihleri ve orijin sorunlarının bazı boyutları tarif ettiğim sahada ve bu karmaşık ve çalkantılı dönemde saklıdır. Henüz karanlıkta kalan bazı noktaların çözümü bu döneme veya dönemece ilişkin efsanelerin çözümünde yatıyor ki, bu efsanelerden biri de birilerinin orijinine ilişkin olduğunu sandığım Azdahak, Zerdüşt ve Kava efsaneleridir. Nitekim, Moses Khorenatsi Azdahak efsanesinin İranlılar'ın orijinine ilişkin olduğunu söylerken, ondan yüzlerce yıl sonra Kürt tarihçisi Şeref Han da Azdahak’a ilişkin efsanenin Kürtler adı altında topladığı toplulukların  orijinine ilişkin rivayetlerden biri olduğunu yazmaktadır.

Kısacası sözünü ettiğim tarihsel dönemeç, Azdahak, Kava ve Zerdüşt efsaneleri, bazı bilinmeyenlerin keşfi için enine boyuna çalışılması gereken konulardır.

Tekrar edersem, bu çalışmalarda mekanda başlangıç sözünü ettiğim halklar stokunun yerleşik uygarlıklara geçtiği Urartu-Man-Med sahası, zamanda başlangıç ise Man-Urartu ve Med krallıkları ve onların üstüne çöken İskit-Kimmer istilaları peryodu olmalıdır.

Bu açıklamalardan sonra Dersim sentezini meydana getiren öğelerin ortak tarihine geçebilirim artık.

 

DERSİM SENTEZİNİ OLUŞTURAN ÖĞELERİN ORTAK TARİHİ

Şimdi, başlangıcını bilince çıkardığımı düşündüğüm Dersim sentezinin veya Eski Dersimliler’in erken tarihlerinin bir özetini verebilirim.

Partlar döneminde Kırmanciye (Ermenistan)’de yazılı kaynakların terminolojisiyle söylersek, Arsakid Monarşisi egemendir (M.S. 54-428). Partlar (Aşkaniler)’ın bu Kırmanciye kolu Arşakuniler (Küçük Arsaklılar) adıyla da bilinmektedir.

Kırmanciye (Ermenistan)’deki bu Arsakid Monarşisi, bu araştırmanın vardığı sonuca göre, Dersim Ulusal Efsanesi’nde Khal Ferat Oğulları (Feratanlar) olarak referans verilen hanedanın ta kendisidir. Onu fiili duruma bakarak Khalmem-Khalferat Monarşisi olarak da tanımlayabilirim.

Son derece kesin olduğum bu çözümlemenin dayandığı arta kalan kanıtları da ilerleyen sayfalarda göstereceğim.

M.S. 387 yılında Bizans ve Sasani devletleri arasında bölünen Ermenistan (Kırmanciye)’ın büyük parçası (beşte dördü) Sasaniler’e düşmüştü. Batılılar’ın ve Ermeni kaynakların yanıltıcı bir terminolojiyle Persarmenia (Pers/İran Ermenistanı) adıyla referans verdikleri bu parça daha doğru adıyla Sasani Ermenistanı’dır.

Bu araştırmanın vardığı kesin sonuçlardan biri Sasaniler’le Zazalar’ın aynı olduğudur. Böylece Zaza tarihi için de zamanda ve mekanda kendisinden başlanarak geriye ve ileriye doğru gidilebilecek güvenilir bir referans noktası yakalanmıştır.

Ermenistan (Kırmanciye)’ın Doğu Ermenistan olarak da bilinen ve kesin manada M.S. 428 yılından itibaren ‘Sasan Evi’nin yönetimine geçen Sasani Ermenistanı kesimi, Ermenistan’ın Zaza sektörü (Kırmanciye’nin Zaza parçası), başka deyşle Zaza Ermenistanı olarak tanımlanabilir. Eski kaynakların Persarmenians (Sasani Ermenistanlılar) dediği bu parçanın halkı ise bugün Zazalar diye bilinenlerdir.

Bu parçanın başkenti Dwin (Dabil) idi.

Daha küçük olan Batı Ermenistan ise, Roma veya Bizans Ermenistanı olarak tanımlanır. Bu parçanın başkenti de Karin (Kalikala, Erzurum)’di.

Ben Ermenistan’ın bu parçasını Ermenistan’ın Dersim (Kırmanc) sektörü, diğer bir deyişle Dersim Ermenistanı (Dersim geleneği ve dilinde Kırmanciya Dersimi) olarak tanımlıyorum. Bu parçanın yönetimi Dersim Ulusal Destanı’ndaki adlarıyla Khal Mem-Khal Ferat ikilisinin/grubunun elindeydi. Sasani hakimiyetine rağmen, M.S. 428 yılına kadar Sasani (Zaza) Ermenistanı da bu ikilinin yönetiminde kalmaya devam etti.

Kırmanciye (Ermenistan)’nin Bizans’la Sasaniler arasında ikiye bölünmesinde Mamakanlar (Mamikonyanlar) ile Bagratidler arasındaki üstünlük mücadelesinin belli bir rolü olduğu ve bu parçaların bu mücadeledeki dengeleri de yansıttığı söylenebilir.  Mamikonyanlar (Mamakanlar), benim vardığım sonuca göre Dersim Destanı’nın Khal Mem grubudur. Bagratidler ise, Gilani (Zaza)’lerin bir koludur.

Benim görüşüme göre Kırmanclar’la Zazalar arasındaki bugünkü bölünmenin veya farklılıkların temeli, ülkede siyasal birliğin nadiren görülmesi, çok gerilerden beri genelde parçalı ve bölünmüş kalması, farklı güçler tarafından payedilerek yönetilmesidir. Günümüzdeki farklılıkların siyasal nedeni budur. Buna bir de dinsel nedenleri eklemek gerekir. Dinsel-siyasal etkenlerin belirleyici rol oynadığı bu bölünmeler ve mücadeleler, Ermenistan Arsakidleri (Arşakuniler, Kal Ferat Hanedanı) döneminde de devam etmiştir. Khal Mem-Khal Ferat grubu ile Zazalar (Sasaniler) arasındaki mücadeledir bu. Khal Mem-Khal Ferat dediklerim Mamakan-Part ikilisidir. Bugünkü farklılıklarda Kırmanciye’nin Bizans ve Sasaniler arasında bölünmüş kalmasının yanında, Part-Sasani ve Mamakan-Sasani çatışmalarının izlerini de görmek mümkündür. 

Bizans/Roma Ermenistanı, diğer adıyla Dersim Ermenistanı (Kırmanciya Dersimi), M.S. 390 yılına kadar Arsakidler (sonuncusu Arşak III) tarafından yönetildi. Daha doğrusu fiilen Arsakid (Part, Eşkani, Khal Ferat) ve Mamikonyan ittifakı tarafından yönetildi. Bu ittifak Dersim tarih geleneğinde Khal Mem-Khal Ferat ikili sentezinde bulur ifadesini. Arşak III öldükten sonra ise, bu parça Roma valileri tarafından yönetilmeye başlandı. Sasani Ermenistanı’nda M.S. 390 yılından sonra da bir zaman daha yerliler (Arsakid çizgisi) yönetmeye devam etti. Bunların sonuncusu olan Artaşes M.S. 428/429 yılında tahttan düşürüldükten sonra bu parçayı da marzban adı verilen Sasani (Zaza) valileri yönetmeye başladılar.

Böylece M.S. 427/8 yılında Ermeni kaynaklarının bir ‘Ermeni monarşisi’ olduğunu iddia ettikleri  Ermenistan’daki Arsakid çizgisi ve monarşisi tasfiye edilir. Yani Ermenistan’da Khal Ferat hanedanının yönetimi (fiiliyatta Khal Mem-Khal Ferat iktidarı) sonbulur.

Ermenistan’da doğrudan Sasani (Zaza) yönetimi gerçek manada 427/8 yılından sonra başlar. Zaza (Sasani) yönetimi Kırmanciye’de Arap-İslam istilasına dek devam etti.

640’larda Sasaniler (Zazalar)’in devrilmesini ve Doğu’da Arap hakimiyetinin kuruluşunu takiben ise, ülke Bizans ile Araplar arasında bölündü.

Erken ortaçağlara tekabül eden bu dönemde de Kırmanciye’de ve Dersim’de uzun süre Khal Mem hanedanının (Mamanlar’ın, Mamakanlar’ın) yönetimine tanık olmaktayız.

Böylece bu araştırmanın en önemli sonuçlarından bir bölümünü antik çağ Dersim-Zaza tarihinin kısa bir özetiyle birlikte burada vermiş bulunuyorum.

Ama bu araştırmanın bulguları yukarıda ifade edilenlerden ibaret değil. Ayrıntıları ve diğer bulguları aşağıda tartışacağım.

 

 

Kırmanciye’de Khal Ferat Hanedanlığı (M.S. 54-428)

M.S. 1. yüzyıldan 5. yüzyıla kadar Ermenistan’ı yöneten Arsakid yöneticileri Part orijinliydiler. Partlar’ın Ermenistan’da kurduğu yönetim Arsakid Hanedanlığı diye biliniyor.

Destanlarda halklar ve uluslar genelde kişi adında temsil edilir. Bu araştırmanın vardığı sonuç, Dersim geleneğindeki Khal Ferat adının Partlar (Arsakiler, Eşkaniler)’a referans olduğudur. Part adı Dersim rivayetinde Ferat olarak geçmektedir.

Partlar’ın Ermenistan’la tamasa gelmeleri Partiya kralı Mithridates II (123-88/87 M.Ö) dönemine rastlar. Büyük Arsak ünvanı taşıyan Mithridates II, M.Ö. 110 yılı dolayında veya bundan birkaç yıl önce yaptığı Ermenistan (Kırmanciye) seferinde, o zamanki Ermenistan kralı Artavasdes’in büyük oğlu Tigranes’i esir edip Part sarayında bir zaman için rehin tutar. Bu olay Partlar’ın Ermenistan (Kırmanciye) sahnesinde ilk görünüşleridir.

Bu tarihten sonra Partlar, Ermenistan’da giderek kalıcı ve etkili bir güce dönüştüler. Partiya’nın İrani diller konuşan halklarına dayanarak Ermenistan’ı (Fırat doğusundaki toprakları) ilkin Suriye Selukidleri’nden kopardılar. Sonra da Ermenistan (Kırmanciye) üzerinde Roma ile karşı karşıya geldiler. Bu mücadele Partlar’ın insiyatifi ele geçirmesi ve Ermenistan’da yönetimin Partlar’ın bir kolunun eline geçmesiyle sonuçlandı. Roma ve Doğu Roma (Bizans) ile rekabet kesiksiz devam etse de, Ermenistan yönetimi bazı kısa kesintilere rağmen onların elinde kaldı.

Ermenistan’da Part (Arsakid) egemenliği Partlar’ın İran’da Sasaniler tarafından devrilmesinden sonra bile uzun süre devam etti. Bu dönemde Ermenistan (Kırmanciye), Partlar’ın son sığınağına ve Sasaniler’e karşı esas direniş üssüne dönüştü.

Böylece Ermenistan (Kırmanciye) asırlarca Partlar’ın yönetiminde kaldı ve onlar tarafından yurt edinildi.

Ermenistan’da Part yönetiminin başlangıcı Partiya kralı Vologases (Valarş/Valakş: M.S. 51-80) zamanına dayanır. Vologases’in aynı zamanda bir Magi (rahip, derviş) olduğu söylenen kendi kardeşi Tiridates’i M.S. 54 yılında Ermenistan tahtına oturtması, uzun süredir Part nüfuzu altında bulunan Ermenistan’da asırlarca sürecek olan Part yönetiminin kesin başlangıç momentidir.

Ne var ki, Ermenistan’da Arsakidler dönemi henüz yeterince bilinmiyor. Adlar ve tarihler konusunda bir kesinlik yok. Farklı kaynaklarda yöneticilerin adları ve yönetim dönemleri oldukça farklı veriliyor.

Bu döneme ilişkin en ayrıntılı açıklamaları M. Khorene’de buluyoruz (Bk. a.g.e., II. kitap).

Moses Khorene, kaynak olarak Mar Abas Katina’ya ve Edessa Arşivleri’ne dayanığını söyler. Onun kitabını İngilizceye çeviren Thomson ise, Khorene’nin Edessa arşivlerine dayandığını söylediği kısımlarda gerçekte Eusebius’un eserlerine (Chronicle ve Ecclesiastical History) dayandığına işaret eder.

Khorene’nin eseri, önemli olmakla birlikte güvenilir bir kaynak olarak görülmüyor. Ermenistan’da Arsakid peryodu konusunda yazdıkları ise karışıklıklar ve yanlışlarla doludur. Farklı yöneticileri, hatta farklı hanedanlıkları ve dönemleri sık sık birbirine karıştırır. Çünkü o, Ermenistan’da yükselen hanedanlıkları birbirinden ayırmaz veya ayıramaz. Onlar arasında bir devamlılık görür. Khorene’nin verdiği adların da birçoğunu tanımak mümkün değil. Gene de bu döneme ilişkin ayrıntıları onda buluyoruz.

Arsakid yöneticilerinin adları ve dönemleri hakkında modern yazarlarda üzerinde fikir birliği sağlanan bir liste henüz mevcut değil. Alternatif listeler var. Bu listelerden biri şu şekildedir:

Tiridates I (M.S. 53-100), Axidares (100-113), Parthamasiris (113-114), Parthamaspates (116-117), Valarş I (117-140), Sohaemus (140-178), Sanatruk (178-216), Valarş II (216-17), Tridates II (217-38), Artavazd (252?), Tridates III (286-330), Khosrow II (330-38), Tigranes V (338-51), Arşak/Arsakes II (351-67), Pap (369-74), Varazdat (374-80), Arşak III (380-89), Valarşak (380-86), Khosrow III (386-92), Vramşapuh (392-414), Artaxias IV (423-428).

Değindiğim sebeplerle en doğrusu Arsakid peryodu hakkında ilkin tarihsel verilerle sınırlı bir özet sunmaktır.

Yukarıda da işaret edildiği gibi Ermenistan’da Arsakid Monarşisi Part kraliyet ailesine mensup Tridat(es) I (53-100) ile başlıyor. Bu nedenle de o, Ermenistan’da Arsakid Hanedanlığı (Kırmanciye’de Khal Ferat Hanedanlığı)’nın kurucusu olarak kabul ediliyor. Sonraki Ermenistan kralları onun soyundan gelmedirler.

Tridat I’in krallık tacı Partlar’la Romalılar arasında varılan uzlaşmanın gereği olarak M.S. 66’da onu Roma’ya davet eden imparator Nero tarafından giydirildi. O’nun yazlık başkenti Garni (Gori) idi.

M.S. 114-17 yılları arasında Ermenistan Trojan’ın kontrolü altına girdi. Ermenistan kralı Parthamasiris (113-14), imparator Trojan tarafından devrildi ve öldürüldü. Çok geçmeden ülkede eski statükoya geri dönüldü. Valarş I (117-140), kendi adını taşıyan Vagharşapat kentini kurdu. Bu dönemde Alanlar Ermenistan’ı istila ettiler (M.S. 135/136).

M.S. 162 yılında Partiya kralı Vologases III (148-92), Roma’ya aldırış etmeden Ermenistan’a girip bir Arsakid’i tahta oturttuktan sonra Suriye’yi istila etti. Ertesi yıl Ermenistan (Kırmanciye) bu kez Roma ordusu tarafından istila edildi (163). Romalılar bu sırada Arsakid kralı indirip yerine Sohaemus’u koydular. Sohaemus (140-178), bir Roma senatörü ve konsülü ünvanı aldı.

Tridates II (217-38), Khosrow I diye de bilinir. Sasaniler’in kurucusu Ardaşir (224/6-240)’e karşı Part direnişine önderlik etti ve Ardaşir’in oğlu ve halefi Şapur’un tezgahladığı bir suikastle öldürüldü (252?). Bu olayı takiben Hosrov’un oğlu Tridates kaçıp Roma’ya sığınır ve onun yokluğunda Ermenistan’ı Artavazd adlı biri yönetir. Artavaz, 262 yılında Sasaniler tarafından devrilir ve yerine Şapur’un oğlu Hormizd-Ardaşir atanır. Roma’ya sığınmış olan Tridates, 288 yılında Roma imparatoru Diocletian tarafından Ermenistan’da veya  bir parçasında tahta oturtulur.

Ermenistan’ın Arsakid krallarından bu Tridates (Tridates III: 286-330), Ermenistan (Kırmanciye)’ın ilk Hiristiyan kralı oldu.

Sasani kralı Behram II, Ermenistan tahtına Şapur I’in oğlu Nerseh’i atar. Bir süre sonra Sasani tahtına geçen Nerseh (293-302), 296 yılında Ermenistan’ın Arsakid kralı Tridates’i devirir.

Ülkede Sasani-Roma rekabeti aralıksız sürmektedir.

Nerseh döneminin sonuna doğru Ermenistan kralı Tridates Hristiyanlığı benimser. Özünde politik bir karar olan bu dinsel tercih ülkenin kaderini değiştirir. Çünkü 312 yılında Roma imparatoru Constantine de Hristiyanlığı benimsediğinden Roma ile Ermenistan iki dindaş ülke haline gelerek dinsel müttefik olurlar. Bu gelişme Ermenistan-Sasani çatışmasını daha da kızıştırır.

Kotak adıyla da bilinen Khosrow II (330-38), Dvin kentinin kurucusudur. Sasani kralı Şapur II (309-79), 363 yılında veya bu tarihten biraz sonra ele geçirdiği Ermenistan kralını kör eder, birkaç yıl sonra da onun oğlu Pap’ı öldürtür.

Daha sonra Sasaniler’le Romalılar Ermenistan’ı aralarında paylaşmak konusunda bir uzlaşmaya vardılar. Böylece 387 yılında Ermenistan (Kırmanciye) ikiye bölündü. Büyük parçası Sasaniler’e, küçüğü Romalılar’a düştü. Bazı kaynaklarda bu bölünmenin Kerman-Şah ünvanlı Sasani kralı Behram IV (388-89) zamanında ve onun tarafından yapıldığı söylenirse de, bu paylaşımın tarihi 387 olduğuna göre Şapur II döneminde yeralmış olmalıdır.

Arşak III (380-89), Roma Ermenistanı’nın son kralı olarak öldü. Arşak/Artaşes III öldürülünce, Romalılar kendi parçalarına bir vali atadılar. Bunun anlamı ilhaktı. Sasaniler’in elindeki parçada ise hala Arsakid soylu kişiler vardı tahtta. Valarşak (380-86), Sasani Ermenistanı kralıydı. Vramşapuh (392-414), Ermeni alfabesinin icadını teşvik eden Arsakid kralı oldu. O’nun oğlu Artaxias/Artaşes IV (423-428) ise, bir Sasani vasalı idi ve Sasani Ermenistanı’nın son Arsakid/Part kralı oldu. Artaxias, 428 ylında kendisini tahta atayan Sasani şahı Behram Gur (420-38) tarafından devrildi ve bu tarihten sonra bu parçaya bir Sasani marzpanı/valisi atandı.

Sahak’ın liderliğindeki Ermenistan klerjisi (din adamları sınıfı) Sasaniler’in bu politikasına tepki gösterdi. Bunun üzerine Sahak tutuklandı. Çok geçmeden Ermenistan’da Sasani (Zaza) yönetimine karşı isyanlar patlak verdi. Bunların en iyi bilinenleri ve en ünlüleri Mamakanlar (Dersimliler)’ın öncülük ettikleri iki direniştir. Bunlar 450-51 yılının Vardan Mamikonyan ve 482 yılındaki Vahan Mamikonyan isyanlarıdır.

Yukarıda Ermenistan Arsakidler’i konusunda tarihsel verilere dayalı bir özet sundum. Bunlar güvenilir bilgiler olarak görülebilir.

Bu bilgilere ek olarak şimdi Moses Khorene’nin anlattıklarına, onun aktardığı rivayetlere ve ayrıntılara değinebilirim. Bu uzunca bölüme ihtiyaç duymamın nedeni, Arsakid peryodunu Dersim tarihi ve bazı Dersim rivayetleri bakımından önemli bulmamdır.

 

Khal Ferat Monarşisi Peryodunun Ayrıntıları

(Moses Khorenatsi’de Arsakid Peryodu)

M.S. 53/54 yılında Ermenistan’da Khal Ferat Hanedanlığı (Arsakid Monarşisi)’nı kurmuş olan Valarşak (Tridates I), Khorene’ye göre Kırmanciye’de Devletler ve Hanedanlar bölümünde sözünü ettiğim onlarca prensliği oluşturduktan sonra Armavir’de bir tapınak yaparak buraya Güneş ve Ay’ın imajlarını ve kendi atalarının heykellerini koyar ve Yahudi Shambat Bagarat’ın Yahudi dinini bırakması için ona adeta yalvarır, ama sonuç alamayınca onu özgür bırakır (II. kitap, s. 143).

Armavir, Surp-Mari (Surmelu, Surmari) olarak bilinen yerdir.

Khorene’de Valarşak (Trdat/Tridates I?)’ın başkentinin Nisibis olduğu söylenir. O’nun yazlık başkenti ise bir diğer kaynağa göre Revan güneyindeki Garni (Karni, Gerni, Gori, Gorneae) idi.

Çok sayıda çocukları olan Valarşak (Trdat I, Allahverdi)), Khorene’nin aktardığına göre, halef olarak düşündüğü oğlunu yanında tutup, gerisini Tarawn’ın batısında bulunan Haşteank Eyaleti (Palu-Çabakçur bölgesi) ile bu eyaletin sınırındaki vadiye yerleştirmiş ve bu tarihten sonra da Arsakid krallarının halef seçtiklerini yanlarında tutup geri kalan çocuklarını Haşteank eyaletine yerleştirmeleri adet olmuştur (II. kitap, s. 144).

Böylece Haşteank eyaleti, yani Palu-Bingöl bölgesi ve çevresi, Arsakid saray ailesi mensuplarının yerleştiği, onların mirasla intikal eden mülküne dönüşür  (II. kitap, s. 144).

Valarşak’ın Part kralı kardeşi Vologases (Valarş) I döneminde Partiya kuzeydoğudan bir Alan istilasına uğrar (M.S. 72). Kendileriyle ittifak yapan Hırkaniye krallığı üzerinden geçen göçebe Alanlar kuzey İran’a doluşurlar. Partlar’ın Medya (Azerbaycan) satrapı olan Part kralı Valarş’ın kardeşi Pacorus’un ve bunların diğer kardeşleri olan Ermenistan kralı Tridates (Valarşak)’in kuvvetlerini silip süpürürler. Daha sonra Alanlar geldikleri yoldan geri dönerlerse de, bu istila son olmayacaktır. Nitekim M.S. 135/136 yılı dolayında göçebe Alanlar İberya kralı Pharasmanes’in kışkırtmasıyla bir kez daha, ama bu kez kuzeyden Part imparatorluğu topraklarına girer, Azerbaycan, Ermenistan, hatta Kapadokya’ya egemen olurlar. Sonra her nasılsa tekrar geri dönen Alanlar, M.S. 276 yılında (Roma imparatoru Aurelian döneminde) Pontus, Kapadokya, Klikya ve Galata’yı kuzeyden bir daha istila ederler. Bazı kaynakların İskit olduklarını söyledikleri bu istilacılar, diğer bazı kaynaklarda Alan olarak adlandırılır. Bunların da daha sonra bir şekilde ikna edilip geri çevrildikleri kaydediliyor. Ama bu istila dalgalarının geride Alanlar’dan bazı gruplar bıraktığını düşünmek gerekir. Nitekim Khorene’nin aktardığı gelenek de Alanlar’ın, en azından onların bir bölümünün Ermenistan’a yerleştirildiğini söylemektedir.

Valarşak (Tridates), Khorene’ye göre Nisibis’te öldü ve yerine oğlu Arşak I geçti. Khorene’de ilk Ermenistan kralı olduğu söylenen Valarşak’tan sonraki Arsakid krallarının adları baba-oğul (birkaç istisna hariç) çizgisinde şöyle verilmektedir:

(Valarşak), Arşak I, Artaşes I, Tigran (Tiran), Artavazd, Arşam (Arjam veya Manov), Abgar, Sanatruk, Artaşes, Artavazd, Tiran (Artavazd’ın kardeşi), Son Tigran (Tiran’ın kardeşi), Valarş (Son Tigran’ın oğlu), Khosrov, Saint Trdat, Khosrov II, Tiran, Arşak, Şapuh (?), Pap, Varazdat, Pap’ın iki oğlu Arşak ve Valarşak.

Khorene’nin listesinde Sanatruk ve oğlu Artaşes’e  kadarki isimler Ermenistan Arsakidler’i, yani Kal Ferat Hanedanlığı çağına ait görünmüyorlar.

Yukarıda Khorene’nin Valarşak (Val-Arşak) dediği kişinin Tridat I olması gerektiğini söyledimse de, bu konuda kesin olmadığımı altını çizerek söylemek zorundayım. Çünkü kaynaklar Valarşak’ı Tridat’tan çok önce (M.Ö. 149-127) yönetmiş farklı bir yönetici olarak göstermekte ve Khorene’nin dayandığı Mar Abas Katina’nın da bu aynı çağda yaşadığına işaret etmektedirler.

Khorene, Artaşes I’in bir batı seferi yaparak Lidya kralı Croesus’u esir ettiğinden, Artemis, Heracles (Herkül) ve Apollo’nun bronzdan heykellerini Lidya’dan Ermenistan’a getirip Armavir’e ve Vahuni ailesinin öz-yurdu Aştişat’a, Yunanistan (Hellas)’dan getirdiği Zeus, Artemis, Athena, Hephaistos ve Afrodite gibi Yunan tanrılarının imajlarını ise Ani Kalesi (Kemah)’ne yerleştirdiğinden ve başka bazı olaylardan sözeder. Bir bölümü Akamenid kralı Cyrus’un yaptıklarını anımsatan bu olaylar da bu tarihten yüzlerce yıl öncesine aittirler.

Zeus’un heykelini Ani Kalesi (Kemah)’ne, Athena’nın büstünü Til’e, Artemis’in ikinci bir heykelini de Erez’e koyduğunu söylediği kendi listesindeki Tigran kısmında da, Khorene, gerçekte bir önceki Artaxiad peryodunda yöneten ünlü Tigranes II (95-55 M.Ö)’yi anlatıyor.

Adı geçen tanrıların imajlarının konulduğu söylenen yerlerin kimi bir dönemler Dersim içine düşüyor, bir bölümü de Dersim hudutları civarında yeralıyordu.

Sayfalar
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29

Pazartesi, 23 Haziran 2008 10:30 tarihinde güncellendi