Dersim Tarihi Sayfa 19 PDF Yazdır E-posta
AYDIN
Yazar Webmaster   
Pazartesi, 23 Haziran 2008 09:42

PARTLAR

Adları ve orijinleri

Konunun otoriteleri arasında Partlar’ın etnik kimliği ve ne zaman geldikleri üzerinde fikir birliği sağlanmış değil.

Neilson C. Debevoise’nin A Political History Of Parthia (1938) adlı kitabı Partlar konusunda yapılmış en ciddi çalışmaların başında geliyor.

Bu esere göre Partlar’ın dili onların orijini konusunda fikir vermiyor, çünkü onlar İran platosuna girdikten sonra kendi öz dillerini bırakıp başka bir dil üstlenmişler. Bu başka dil Partlar’ın yönetim dili (resmi dili) olduğu sanılan Pehlevice (Pahlavi)’dir. Debevoise, Pehlevice’yi “Arami alfabe ile yazılan Persçe” diye tanımlıyor ve Pehlevice’nin resmi dil oluşunun İran’da Part yayılmasıyla örtüşebileceğini yazıyor.

Part adı da onların orijinine ilişkin bir ipucu sağlamıyor. Çünkü, bu adı da İran’ın Parthava adlı eyaletini istila ettikten sonra almışlar. Burayı istila etmeselerdi Part adıyla bilinmeyeceklerdi. Parthava’ya göçleri ise M.Ö. 250 yılı dolayına rastlıyor.

Bu demektir ki, onların istilasından önceki tarihlerde, örneğin Akamenid ve Heredot da dahil eski Yunan kaynaklarında Part adıyla referans verilenler onlar değildir, aksine Parthava eyaletinin daha erken sakinleridir.

Bence Partlar’a dillerini ve adlarını vermiş olan bu eyaletin (sonrları Horasan adıyla bilindi) daha eski sakinlerinin Sasaniler (Zazalar) olması ihtimali büyüktür.

Part ve Parthava (Partiya) adları Pahlav/Pahlawi/Pehlevi gibi şekiller altında yaşadılar. Pahlavi (Pahlav, Pahlavan) kelimesinin kökeni bir görüşe göre Belh/Bahl adıdır. Bu bölge Baktria olarak da bilinir. Ermeni tarihlerinde Partlar’a bu aynı adla Bahlavig/Bahlavuni (Pehlevi) olarak referans verilmektedir. İrani dillerdeki kahraman anlamlı Pehlivan sözcüğünün Pahlav (Pahlavan)’dan türetildiği kaydedilmektedir. İzadi’nin açıklamasına göre Pahlawan adı Pahla’lı anlamı vermektedir. O’na göre bu addaki  –wan (wand) bir sonektir. Bir dönem boyunca nüfus çoğunluğu Partlar’dan oluşan Güney Kürdistan (Goranice konuşan Kirmanşah merkezli bölge) ile Kuzey Luristan’dan oluşan bölge de Partlar’ın etnik adıyla Pahla olarak bilinmiştir. Benim görüşüme göre Part veya Belh adının aslı Zazalar’ın alternatif adlarından biri gibi görünen Bal sözcüğü olabilir.

Parthava eyaletinin adı M.Ö. 7. Yüzyıl kadar erken bir tarihte Asurlar tarafından biliniyordu. Esarhaddon, M.Ö. 673 yılından az önce Hazar Denizi güneyindeki ülkelere yönelik seferinde bu eyalete de bir baskın yapar. O’nun esir ettikleri arasında “Partukka’lı Zanasana” ve “Partakkalı Uppis” gibi isimler de var. Akamenid devletinin kurucusu Kurus (Cyrus)’un Parthava eyaletini M.Ö. 546-539 arasında yaptığı doğu seferi sırasında zaptettiği ve bu fethi takiben eyaleti Darius’un babası Hystaspes’in yönetimine verdiği tahmin ediliyor. Hystaspes, Zerdüşt’e koruma veren isimdir.

Parthava’nın adı Behistun yazıtlarında anılıyor. O sıralarda Parthava satraplığı Hırkaniye’yi de içeriyordu. M.Ö. 521 yılı dolayında Darius’un babası Hystaspes’e karşı isyan eden Parthava eyaleti,  tahtı talep eden Med Fravartiş’in davasını desteklemiştir. Bir dönem Hırkaniye ile birleşik kalan, daha sonra ondan koparılıp Chorasmiya ile birleştirilen Parthava satraplığının adı Akad dilinde Partu, Elamitçe’de Partuma, Mısır dilinde ise Prtyw’s’dir. Heredot’ta verilen listede Chorasmia ile birleşiktir ve Xerxes ordusunda Pharnaces’in oğlu Artabazus kumandasında bu eyaletin sakinleri Partlar’dan bir birlik vardır. Heredot, muharabede, kendi birliklerini satrapların yönettiğini yazdığı için, Artabazus’un o tarihteki Partiya satrapı olduğu sanılıyor.

Partiya halkı, Büyük İskender’le yapılan Arbela Savaşı’nda İran tarafında savaştı. Darius III ölünce bu eyalet de İskender’in eline geçti. Bu aralıkta iktidarı alma girişiminde bulunmuş olan Bessus, Barzanes adında bir Part’ı satrap atamış, ama başarılı olamamıştı.

Son Partiya satrapı Phrataphernes Hırkaniye’de İskender’e teslim oldu ve onun yerine yine bir Part olan Mısır’dan Amminaspes atandı. İskender döneminde Parthia tekrar Hırkaniye ile birleştirildi. M.Ö. 318’de Media satrapı Pithon, Partiya eyaletini ele geçirdiyse de geri oradan çıkartıldı. M.Ö. 316 yılından sonra Partiya eyaleti Bactriya ile birleştirildi.

M.Ö. 3. Yüzyıl ortalarında İskender’in haleflerinden Selekus’un kurduğu Selukid imparatorluğu zor durumdaydı. Bu dönemde Baktriya satrapı Diodotus isyan edip kendisini kral ilan etti. Ardından, M.Ö. 247 dolayında, Partlar da Selukid hakimiyetine isyan ettiler.

İşte tam burada hakiki Partlar’ın dönemi kapanıyor ve kendilerinden asıl sözedeceğimiz halkın, yani Part adını sonradan alan istilacıların dönemine giriliyor. İstilayı takiben Part adıyla bilinmeye başlayan bu halkın Yunanlılar’ın Dahae (Daha) adıyla bildikleri Parni (Aparni)’ler denen aşiretler grubunun bir kolu olduğu, veya Daha (Latince’de Dahae) denen küçük bir aşiret konfederasyonunu oluşturan üç aşiretten en önde geleni olan Parni (Aparni)’ler adlı bir aşiret olduğu düşünülüyor. Akamenidler’in kurucusu Kurus (Cyrus), yaşamını sonradan Partlar adını alan bu Dahae’lere karşı savaşırken yitirmişti. Heredot ise Kurus‘un Massagetler’le savaşta öldürüldüğünü yazmaktadır. O taktirde Dahae’lerle Massagetler’in aynı olması gerek.

Ortaçağlarda Dihistan olarak bilinen eyaletin bu adının Daha aşiret konfederasyonunun adından geldiği kaydedilmektedir. Kurus’un doğu sınırlarına yaptığı seferle ilişkili olarak duyulan Dahae adı, Berosus’a göre soyguncu demektir. Onun açıklamasına göre Persler, yabani çöl aşiretlerine soyguncu anlamında Dahae derlerdi (Akt. Camb. Anc. Hist., cilt IV, I. kısım, s. 15).

Parni aşiretinin Baktriya ve Parthava bölgesine İskender’in ölümünden sonraki bir tarihte göçtüğünü söyleyen kaynaklar da var. Arsakid hanedanlığı orijinde Parni denen bu aşiretten ya da aşiret grubundan çıkmadır. Daha (Dahae) konfederasyonuna dahil olup adı bilinen daha az önemli diğer aşiretler ise Xanthii ve Pissuri aşiretleridir (Bk. The Cambrıdge Ancient History of İran, vol. 3/I).

Adına “Part Çağı” (M.Ö. 247-M.S. 224) denen ve birkaç asır daha devam ettiği Ermenistan hariç tutulursa yaklaşık 500 yıl süren dönem az önce bahsini ettiğim isyan ile birlikte başlatılıyor. Ermeni tarihçisi Moses Khorenatsi’nin de bahsettiği bu isyan, Selukidler’den Antiochus II’nin Partiya satrapı (261-247 M.Ö) Andragoras’a karşı yapılır ve adları Arsakes ve Tiridates olan iki kardeş tarafından yönetilir. Part Çağı’nın bu erken peryodu çok net değil. Strabo’nun aktardığı bir rivayete göre, Arsakes, Baktriya strapı Diodotus’a muhalif bir Bakhtrian’dır ve Partiya’yı istila edip başarılı bir isyan örgütlemiştir. Arrian’a göreyse Arsaces ve Tiridates kardeşlerden birisini Partiya satrapı olarak atayan bizzat Selukid satrapıdır, ama bu atamayı takiben adı geçen iki kardeş halkı ikna edip isyana sürüklediler.

Bazı kaynaklar ise Arsakes (Partça’da Arşak)’in  Parni (Aparni) adında göçebe bir İranlı aşiretin lideri olduğuna işaret eder ve onun adının Rusya Türkistan’ındaki ilk Part kentlerinden biri olan Nisa’da tespit edilen bir yazıtta anıldığını belirtirler (Bk. Malcolm A. R. Colledge, The Parthians, London, 1967).

İsyana önderlik eden iki kardeş Phriapites adında birinin oğlu olduğu söylenen Arsakes’in soyundan olmakla ünlendiler ve bu nedenle de tıpkı Romalılar’daki Caesar ve Augustus adlarında tanık olunduğu gibi, tüm Part kralları da Arsak (Arşak, Eşk, Eşkaniyan) adını bir ünvana dönüştürüp kullandılar. Daha çok bu ünvanla bilindikleri için de onların kişisel adlarını tek tek saptamakta güçlüklerle karşılaşılıyor. Sonraları Partiya kralları Artaxerxes II’nin soyundan olduklarını söylemişlerse de, Akamenidler’e bu referans meşruiyet arayışına yorumlanmaktadır.

İsyan başarıya ulaşır ve Arsak, Kuçan (Kuşan)’a yakın Asaak’ta kral olarak taç giyer. Partlar’ın o dönemde Zerdüşt oldukları ve bu nedenle de Asaak’ta kutsal ateşin sürekli canlı tutulduğu söylenir.

Debevoise, Uruk’ta bulunan M.Ö. 213 yılına (7 Şubat) ait tabletlerde artık Part adıyla bilinen bu halkın uzak geçmişin ünlü Gutiler’i ile bağlantısının kurulduğunu, ikisinin bir ve aynı halk olduğuna işaret edildiğini yazmaktadır (Bk. a.g.e., s. 14).

 

Sonraki Tarihleri

Okuyucunun dikkatini bir kez daha artık Partlar ve Partiya derken bu adı sonradan alanlardan ve onların ülkesinden sözettiğime çekmek istiyorum. Onların, yani Parniler veya Arsakidler (Arşaklılar, Eşkaniler)’in tarihidir burada konu edilen.

Yeni krallığın ilk yılları savaşlarla geçti. Arsak (250-248 M.Ö)’ın bu savaşlar sürecinde öldüğü sanılıyor. Onu takiben Part tahtına II. Arşak diye de bilinen kardeşi Tiridates (248-211) çıktı. Hırkaniye’yi zapteden Tiridates, Selukid tehdidine karşı büyük bir askeri güç oluşturdu. Fakat, M.Ö. 228’de büyük bir orduyla eski topraklarını geri almak için doğu seferine çıkan Selekus’un önünden geri çekilmek ve Hazar bölgesi steplerinde oturan Apa-Saka (Apasıacae, Su-Saka)’lara sığınmak zorunda kaldı. Kendi başkenti Antakya’da patlak veren iç-savaş nedeniyle Selekus’un Suriye’ye geri dönüşü Partlar’ın zafer iddiasına yolaçtı. Hatta Selekus’un bir ara Partlar’a esir düştüğünü bildiren kaynaklar var. Part örneğinden cesaret alan diğer eyaletlerde de Selukidler’e karşı bağımsızlık girişimleri oldu. Bu girişimlerden biri kendini kral ilan eden Medya satrapı Molon’dan geldi, ama bizzat Antiochus III tarafından bastırıldı (M.Ö. 220). Partlar Molon’u destekledi mi, belli değil. Kesin olan şey, Part genişlemesinin artık başladığıydı.

Part Çağı’nı başlatan isyanın önderi iki kardeşten biri olan Tiridates (II. Arşak) de ölünce yerine oğlu Artabanus I geçti (211-191). Bu sırada Selukid topraklarını geri almak için yeni bir girişim de Antiochus III’ten geldi. Ciddi bir savaşı takiben üstünlük sağlayan Antiochus, Hırkaniye’e girerek Sari kentini işgal etti, ama nasıl olduysa daha sonra Artabanus ile bir barış ve ittifak antlaşması yaptı. Sonraki Part kralı Priapatius (191-176), geride Ferat (Phraates) ve Mithradates adlarında iki oğul bıraktı. Part töresi gereği tahta ilkin büyük kardeş Ferat I oturdu (176-171). Önce Hazar Denizi güneyinde yerleşik halklara yöneldi. Özellikle yurtlarından ettiği Mardiler’in bir bölümünü getirip Hazar Kapıları civarındaki Charax kentine  yerleştirdi. Ama bu zaferinden az sonra öldü. Ölmeden evvel tahtını oğulları yerine çok sevdiği kardeşi Mithradates I’e bıraktı (171-138/7).

Mithradates (Mithra-verdi, Allahverdi) adı, tanrı Mithra’nın adından gelmedir. Bu adı alarak tanrı Mithra’yı onurlandıran ilk Part kralı odur. Mithradates I ile birlikte Part tarihinin en parlak dönemlerinden birine girilir. Büyük askeri yetenekleri ve başarıları nedeniyle onun sık sık Part imparatorluğunun gerçek kurucusu olarak değerlendirildiğini görürüz. Takriben M.Ö. 163 yılından sonraki bir tarihte Baktriya’yı, muhtemelen Tapuriya ve Traxiana’yı da zaptetti, kendi hakimiyetini Aria’nın bir parçası olan Seistan’a ve Gedrosia’ya dek güneye ve doğuya doğru genişletti. Kesin kanıtları yoksa da onun Hindistan’ı istila ettiği de rivayet edilir. Daha sonra Elymais’i ve Medya’yı istila etti (M.Ö. 155). Medya’nın zaptı ile Mezopotamya kapıları da Partlar’a açılmış oluyordu. Selukid kralı Demetrius Nicator’un Partlar’ı durdurmak için Medya’ya yürüyüşü geri püskürtüldü ve Part ilerleyişi sürdü. Güneydeki Selukiya kentine giren Partlar, Selukidler’i yenilgiye uğrattılar ve daha oradayken Part kralına Asurya’nın bazı kentlerinden bağlılık ve dostluk mesajları ileten heyetler geldiler. Çok geçmeden Uruk kenti kadar güneyde onun hakimiyeti tanındı (M.Ö. 141). Sıra Susa’ya gelmişti. Ama o sırada büyük ihtimal Partiya’nın doğu sınırlarını tehdit eden Saka akınları nedeniyle Mezopotamya’dan ayrılmak ve Hırkaniye’ye dönmek zorunda kaldı. Kritik bir andaki bu dönüşü Selukidler başta olmak üzere Part ilerlemesinden tedirgin olan ve sıranın kendilerine geldiğini düşünen ülke ve halkların harekete geçmesine fırsat tanıdı. Buna karşın Selukidler yenilgiye uğratıldı, esir edilen Demetrius Hırkaniye’deki Mithradates’e götürüldü. Ona çok iyi davranıldı, hatta Mithradates’in kızı Rhodogune ile evlendirildi. Ardından ona yardım etmiş olan Elimler’e saldırdı ve zengin tapınaklarını yağmaladı. Partlar, Mithradates’in ölümünden az sonra Susa’yı da kendi topraklarına kattılar ve oraya da yerleştiler. Mithradates, M.Ö. 138/7’de eceliyle öldüğünde imparatorluğu asıl Partiya’nın yanısıra Hırkaniye, Medya, Babil, Asurya, Elymais, Fars, Tapurya ve Traxiana bölgelerini içeriyordu. Yani o, Partiya’yı İran’ın bir köşesindeki küçük bir devletten bir dünya gücüne dönüştürerek öldü. Yunan modelinden hareketle ilk Part madeni parasını bastıran da o olmuştu. Bu paraların üstünde kendisini Büyük Kral olarak tanımlıyordu.

Mithradates’in ardından oğlu Ferat (Phraates) II çıktı tahta (138/7-128). Henüz yaşça küçük olduğundan ona annesi vekalet ediyordu. O’nun asıl dikkati esir Demetrius’u da ortak ederek Selukidler’in iktidar merkezi Suriye’de dolaylı da olsa Partlar’ın kontrolünü kurmak üzerinde yoğunlaşmıştı. Ama baba da olan Demetrius tekrar tekrar kaçmayı denedi. O arada Suriye’de tahta çıkan kardeşi Antiochus VII onu kurtarmak için geldi ve biri Lycus (Büyük Zab) üzerinde yeralan birkaç muharabede Partllar’ı yenilgiye uğrattı (M.Ö. 130). İkinci Ferat barış önerdi, ama Selukidler’in koşullarını kabul edilemez buldu. Sonunda kendi adamları  aracılığıyla çeşitli kentleri Selukidler’e karşı isyana çekmeyi başardı ve Selukidler Part orduları ve isyancı kentlerin halkı önünden kaçmak zorunda kaldılar. Partlar (Feratlar, Feratanlar) kesin bir zafer kazanmış, Selukid yönetici öldürülmüş, yakınlarından birçoğu da esir düşmüştü. Partlar’ın bu savaşta üç yüz bin Selukid askerini yokettiği söylenir. Böylece Selukidler’in yitirdikleri toprakları geri alma umutları tamamen söndü. Onların iktidarsız kralları ve arkası gelmeyen iç mücadeleleri de Partlar’ın ilerlemesini kolaylaştıran bir faktör olmuştu. Bu zaferin verdiği moralle II. Ferat Babil’e girmek ve Suriye’yi istila etmekte kararlıydı. Ama doğudaki yeni bir Saka istilası girdiği Babil’i Hırkanlı bir valisine bırakıp dönmek zorunda bıraktı onu. Bu istilada Sakalar yeni topraklar ve yağma hedefiyle Mezopotamya’ya varana dek neredeyse Part hakimiyeti altındaki tüm topraklara yayıldılar. Bunlar arasında Massagetler, Pasianiler ve/veya Tuharlar  de vardı. Koşulların Partlar’a karşı döndüğü bu ortamda II. Ferat M.Ö. 128 yılı civarındaki bir katliamda yaşamını yitirdi.

Yerine geçen amcası Artabanus II miras aldığı Saka problemini çözmeye çabalarken öldü (128-124/3).

O’nun oğlu ve halefi Mithradates II (123-88/7) kendisinden önceki adaşı gibi yetenekli biri çıktı ve sonuçta Büyük ünvanı aldı. Yazıtlarda “Kıralların Kıralı Büyük Arsak” olarak anılanın o olduğu sanılıyor. Part imparatorluğuna egemen olan Sakalar’a karşı savaştı, kaybedilmiş toprakların çoğunu geri aldı. Arsakidler’in kendi hanedanlıklarını Akamenidler’inki ile ilişkilendirme çabasını yansıtan Artaxerxes II Mnemon’dan geldikleri iddiasına ilk olarak bu sıralarda rastlarız.

Mithradates II, M.Ö. 110 yılı dolayında veya bundan birkaç yıl önce Ermenistan kralı Artavasdes’e karşı yaptığı seferinde onun en büyük oğlu Tigranes’i esir edip Partlar arasında bir süre rehin tuttu.

Bu olay, Ermenistan’da Partlar (Feratlar)’ın ilk görünmesi oldu.

Bu tarihten itibaren Partlar (Feratlar)’ı artık Ermenistan’a bulaşmış buluruz ki, bir zaman sonra Ermenistan Partlar’la Romalılar arasında önemli bir anlaşmazlık konusu ve savaş alanı haline gelir. Ama sonuçta Ermenistan’da yönetim Arsakid (Part)’lerin bir kolunun eline geçer ve asırlarca onlarda kalır.

Partlar’ın elinde birkaç yıl rehin kalan Ermeni prensi Tigranes, büyük olasılıkla babasının ölümü üzerine M.Ö. 94 yılında Part (Ferat) birlikleri eşliğinde geri ülkesine götürtülüp tahta oturtulur ve Strabo’nun yazdığına göre, Tigranes, kendisine verilen desteğe karşılık olarak  Ermenistan’da Yetmiş vadi’yi Partlar (Feratlar)’a bırakır. Hemen sonra yeni Ermenistan kralı Tigranes, güçlü bir yöneticiye dönüşmüş bulunan Pontus kralı Mithradates (112-93 M.Ö) ile ittifak kurar ve bunu pekiştirmek için de Mithradares’in kızı Cleopatra ile evlenir. Her iki kral birlikte Roma ile işgören Kapadokya kralı Ariobarzanes’i devirmek üzere harekete geçerler. Bu arada Part (Arsakid) kralı Mithradates de Tigranes’in kızı Aryazate (Automa soyadı verilen) ile evlenir ve Pontus kralı olan adaşı Mithradates’le ittifak oluşturur.

Kürdistan da dahil İran, Kuzey Mezopotamya ve Babil’in egemeni bulunan Part (Arsak) kralı Mithradates az sonra ölür. Bu tarihte Partlar’ın batı sınırı Fırat’tı. Adiabene, Gordyene (Kürdistan?) ve Osroene krallıkları Part imparatorluğuna ilhak edilmişlerdi. Karşı taraftan ise Roma yeni bir güç olarak Fırat’a yaklaşıyordu.

Mithradates’ten sonra Partiya (Feratiye)’da tahta Gotarzes I çıkar (91-81/0).

Bunu fırsat bilen Tigranes, Arsakid çizgiden olup olmadığı belli olmayan Gotarzes’in üzerine yürür, Partlar’a verdiği Yetmiş Vadi’yi de geri alır, ayrıca Gorduene, Nineveh çevresi, Arbela (Erbil) ve Adiabene’yi istila eder ve ardından da Medya’ya yürüyerek Atropane’yi kendi vasalı bir devlete dönüştürür. Krallar Kralı ünvanı alan Ermenistan kralı Tigranes, daha sonra Kuzey Mezopotamya, Suriye ve Fenike’ye dek gitti.

Part başkentinin Babil’deki Ctesiphon’a taşınması Gotarzes I zamanında tamamlandı. Çünkü bu tarihe kadar Ctesiphon ve Selukiya sıkça baskına uğradıklarından başkent olarak güvenli değillerdi.

Darius’un yazıtları yanına kazınan iki yazıt Gotarzes I’e referans verirler. Bu yazıtlar bir kralın önünde duran dört önemli kişi gösterirler.

Kıral, Mithradates II’dir. Önünde duran dört kişi ise, satraplar satrapı diye tanımlanan Gotarzes, Mithradates, Kophasates (Kohzadh) ve bir diğeridir. Gotarzes’in bu dönemde saraydaki yüksek görevlilerden biri olduğu açıktır. M.Ö. 91 dolayında bu Arsakid yönetici Babil’in kontrolünü elinde tutmaktadır. Mithradates II, Medya ve Mezopotamya dahil İran’ın belirli bölümlerini yönetirken Gotarzes (I) Babil’i işgal eder ve 81/80’e dek yönetir.

Biraz sonra artık Gotarzes diye birinin adı duyulmaz. Part tahtında Orodes I görünür (80-76/5). O’nun yönetimi de kısa sürer ve seksen yaşındaki Sinatruces (Arşakan) belirir Partiya tahtında (76/5-70/69 M.Ö). Pontus kralı Mithradates VI M.Ö. 73/1’de Roma’ya karşı ondan yardım talep ettiğinde, güçlü Roma’yla karşı karşıya gelmek istemeyen yaşlı Sinatruces bunu rededer ve bir süre sonra öldüğünde yerine oğlu Üçüncü Ferat geçer (70/69-58/57).

M.Ö. 69 yılındaki Tigranokerta Savaşı’nın az öncesine kadar büyük savaşcı Pontuslu Mithradates ile Yetmiş Vadi’yi, Adiabene ve Kuzey Mezopotamya’yı geri vermeye hazır olduğunu bildiren Ermenistan’lı Tigranes Roma’ya karşı III. Ferat’tan yardım dilediler. Böyle bir ittifakı önlemek isteyen Roma da elçiler yollayarak Partlar’a dostluk öneriyordu.

Üçüncü Ferat’ın yanıtları her iki kampta da kendilerine destek gibi yorumlanan uzlaşıcı türdendi.

Partlar (Feratanlar) ile Romalılar, özellikle Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki topraklar ve Ermenistan yüzünden karşı karşıya geldiler ve bu bölgeler iki güç arasında sık sık savaşlara sahne oldular. Sasaniler’le Bizans (Doğu Roma) arasında M.S. 6. yüzyılda bile halen devam eden savaş da bu aynı bölgeler üzerinde egemenlik kurmaya dönüktü ve bir bakıma Part-Roma savaşının devamı gibiydi.

Bu arada Ermenistan kralı babasına karşı başarısız bir ayaklanma girişiminde bulunan Küçük Tigranes (oğul Tigranes) Part kralı III. Ferat’a sığındı ve ondan Ermenistan’ın kendi babasının elindeki parçasını istila etmesini talep etti. Ona bazı Part birlikleri verilip babasına karşı gönderildi. Artaxata (Artaşat)’ya ilerleyen bu kuvvetler Büyük Tigranes tarafından yenilgiye uğratılınca O’nun oğlu Küçük Tigranes belki de III. Ferat’ın tavsiyesi üzerine bu kez Anadolu’daki Roma kumandanı Pompey’e sığındı. Pompey, bu görevi M.Ö. 66 yılında Lucullus’tan devralmıştı. Zaten Artaxata üzerine yürümekte bulunan Pompey onu rehber olarak yanına aldı ve Büyük Tigranes Pompey’e direnemeyip boyun eğdi. Ermenistan toprakları baba ve oğul Tigranes’ler arasında pay edildiyse de, III. Ferat’ın damadı olan Küçük Tigranes’in başı çok geçmeden Pompey’le derde girince onun tarafından yakalanıp esir tutuldu. Bunu öğrenen Part kralı III. Ferat hızla istila ettiği Gorduene’yi Büyük Tigranes’ten geri aldı ve Pompey’den de Küçük Tigranes’i kendisine teslim etmesini ve Fırat Nehri’nin Part-Roma hududu olarak tanınmasını istedi.

Üçüncü Ferat, M.Ö. 58/57 yılında kendi öz-oğulları Orodes (Hyrodes) ve Mithradates tarafından öldürüldü. Ama iki kardeş arasında taht üzerinde bir anlaşmazlık çıktı. Büyük ihtimalle daha büyük olan Mithradates III çıktı tahta (58/7-55). O’nu Orodes II (57-37/6) ve Pakorus I (ölm. M.Ö. 38) izlediler.

Roma’da Cumhuriyet türü yönetimin yıkıldığı ve aristokratlar arasında savaşların sürdüğü bir dönemdi bu. Politik arenayı Caesar (Sezar), Pompey ve Crassus gibi üç güçlü soylu ele geçirmişlerdi. Kendisine Suriye’nin yönetimi verilen Crassus, M.Ö. 55 yılında Partlar’a karşı bir Doğu seferine hazırlandı.

Bir yıl kadar sonra Crassus’un Roma ordusu Fırat’ı geçerek Mezopotamya’ya girdi ve bölgedeki bazı Yunan kentlerine garnizonlar yerleştirildi. Osroene kralı Abgar, Roma’nın bölgedeki müttefikleri arasındaydı.

Part (Ferat) kralı Orodes’in Mezopotamya savunması için Crassus’a karşı gönderdiği ordunun başında Doğu İran’ın güçlü soylu evlerinden birine mensup olan Suren (Surenas) vardı. 6 Mayıs’ta iki ordu Harran (Carrhae) kenti altında Balikh (Balicha) Nehri civarında kapıştılar.

Part (Feratan) tarihinin en ünlü sayfası burada yazıldı. Hayli ünlü olan bu savaşta Roma ordusu tarumar edildi, ünlü kumandanı Crassus’un kafası ve eli kopartılıp  o sıra Ermenistan’da bulunan Part (Ferat) kralı Orodes’e yollandı (M.Ö. 53). Bozguna uğrayan 40 bin mevcutlu Roma hücum ordusunun yaklaşık onbini esir edilmiş, onbini Suriye’ye kaçmış, yirmi-bini yok edilmişti. Crassus’un aldığı bu ağır yenilgi ile Part (Ferat) gücü dünyaya kabul ettirildi ve bu tarihten sonraki yüz yıl boyunca Fırat nehri Part-Roma hududu olarak benimsendi. Burada adı geçen Crassus’un Spartaküs önderliğindeki ünlü köle isyanını bastıran Roma kumandanı olduğunu sanıyorum.

Ama Roma’ya karşı zaferin efsaneleştirdiği Part (Ferat) generali Suren, kral Orodes tarafından kendisine rakip çıkar korkusuyla öldürtüldü. Bu tarihten sonra Partlar (Feratlar), Roma’nın iç işlerine dek karıştılar, onlar arasında iç savaşı teşvik ettiler ki, benzer pratikler daha önce Roma tarafından Partiya’da da sergilenmiştir.

Partlar Suriye’ye yaklaşmış, hatta M.Ö. 51’de bu ülkeyi istila dahi etmişlerdi. Hernasılsa M.Ö. 38 yılı civarında durum tersine döndü. Partlar Suriye’den çıkartıldı.

M.Ö. 37’de Part kralı Orodes, krallığı otuz oğlundan birine bırakmaya karar verdi. Bazı kaynaklara göre, babasının seçiminin kendisi olmayacağını iyi bilen büyük oğul Dördüncü Ferat kendisi kral olabilmek ve konumunu güvenceye almak için önce babasını, sonra tüm kardeşlerini öldürdü ve tahta oturdu (M.Ö. 38-2). Böylece muhalefetsiz ve rakipsiz olarak yönetmeyi umdu. Çok geçmeden bu kez aynı şiddeti önde gelen bazı Part soylularına karşı da uyguladı. Bunun üzerine  Part soylularından bir bölümü uzak kentlere, çeşitli halkların arasına sığındılar. Ünlü bir komutan olan ve Partiya’yı Roma ordusuyla almayı teklif eden Monaeses adındaki soylu örneğinde görüldüğü gibi içlerinden Roma korumasını araştıranlar da çıktı. Ona Larissa (Sizara), Arethusa (Restan) ve Hierapolis (Membic) kentlerini bırakan Roma generali Mark Antony, ayrıca kendisini Part tahtına oturtacağı sözü vermişti. Ama Dördüncü Ferat’ın onu geri dönmeye ikna etmesini önleyemedi.

Bu ortamdadır ki, Antony, Ermenistan’ı Roma müttefiki olmaya zorlayarak Partlar (Feratlar)’a karşı savaşa hazırlandı. İberya, Pontus, Ermenistan ve Mardi (Mardus)’lerden birliklerle takviye edilen Antony’nin yüz-bin mevcutlu Roma ordusu, Partlar’a karşı harekete geçti. İlkin Atropatene (Medya, Media Atropatene, Azerbaycan)’ye saldırıldı. Ama kısa sürede Partlar karşısında zor duruma düştü, ordusunun üçte-biri yokedildi, müttefikleri tarafından terkedilip ağır bir yenilgi aldı (Bk. Debevois, a.g.e., s. 128).

Bu arada Partiya’da iç mücadeleler, isyanlar koptu (M.Ö. 31).

Dördüncü Ferat’ı deviren Tiridates II  çıktı tahta (30-25 M.Ö). O’nun Antony’e karşı kazanılan zaferde ünlenen bir general olabileceği sanılıyor. Ama devrik kral Dördüncü Ferat, İran kuzeyindeki göçebe İskitler’e sığındı ve onların desteğiyle M.Ö. 30/29 yılı civarında Tiridates’i Partiya’dan Suriye’ye sürdü ve geri ülkenin tek hakimi oldu.

Dersim geleneği bakımından önemli bir figür olduğunu düşündüğüm Dördüncü Ferat’ın en az dört kraliçesi vardı: Olennieire, Cleopatra, Baseirta ve Bistheibanaps. Bunlara ek olarak Roma imparatoru Augustus M.Ö. 20 yılı civarında ona hediye olarak ne amaçla olduğu kesin bilinmeyen Musa (Thea Musa, Thermousa) adı verilen  bir İtalyan köle kız gönderdi. IV. Ferat’ın bu kadından yine Ferat (V) adı verilen (daha çok Feratakes diye bilinir) bir oğlu oldu. Bu sırada Musa adlı bu kadına da Part sarayında kraliçe ünvanı verildi. Musa, oğlunun tahta aday olabilecek yaşa geldiği M.Ö. 10 yılında onun tahta çıkmasının önündeki engelleri kaldırmak amacıyla kocasını daha büyük olan diğer oğullarını Roma’ya göndermeye ikna etti.

Böylece Dördüncü Ferat’ın Seraspadanes, Ferat (Ferates), Rhodaspes ve Vonones adlı oğulları (evli olanlarının eşleri ve çocukları dahil) Roma’ya gönderildiler ve orada bulundukları sürece prens statüsünde ağırlandılar. Roma’da bulunan bir yazıtta IV. Ferat’ın bu dört oğlundan Seraspadanes ve Rhodaspes’in adları geçmektedir. M.Ö. 2 yılında Musa adlı kraliçe yaşlı kocası IV. Ferat’ı zehirleyerek son adımı da attı ve onun kendisinden olma oğlu V. Ferat (Feraakes)’ı tahta taşımayı başardı.  Hemen sonra bu ana-oğul evlendiler de. Bu evliliğe tepki olarak M.S. 4 yılında V. Ferat’ın ya Roma hakimiyeti altındaki Suriye’ye sürüldüğü ya da öldürüldüğü tahmin ediliyor. Annesi Musa’nın akıbetiyse bilinmiyor.

Partiya soyluları Arsakid (Arşaklı) ailesinden Orodes III’ü kral olarak belirlediler (M.S. 4-6/7). Orodes III bir isyan sonunda öldürülünce, Partlar, Dördüncü Ferat’ın Roma’da olan ya da Roma’ya sığınmış bulunan dört oğlundan en büyüğü olan Vonones (7/8-12)’i getirtip tahta oturttularsa da, onun Roma’da edindiği karektere uzun süre katlanamayıp o sıra Atropatene (Azerbaycan, Medya) satraplığı yapmakta olan bir diğer Arsakid’i, Artabanus III’ü, kralları olarak saptadılar (M.S. 12-38). Artabanus, Vonones’le arasında patlak veren bir iç savaşı kazandıktan sonradır ki kral ilan edilebildi. Rakibi Vonones ise Ermenistan’a kaçıp boşalmış bulunan Ermenistan tahtına oturdu, ama M.S. 15 veya 16 yılında bu makamı bırakmaya mecbur edildi.

Part kralı Artabanus, Ermenistan tahtına oturmak üzere kendi oğlu Orodes’i gönderdiğinde, Roma imparatoru Tiberius da evlat edinmiş olduğu Germanicus’u M.S. 17/18 yılında doğu kumandanı olarak tam otorite ile Ermenistan’a yolladı. Ermenistan’ın başkenti Artaxata’ya gelen Germanicus, orada halkın kendi aralarında büyümüş ve kendi adetlerini benimsemiş olan Pontus kralı Polemon’un oğlu Zeno’yu kralları olarak benimsemeye hazır olduğunu görünce, Roma’ya da dostça yaklaşan Zeno’ya taç giydirdi. Böylece Zeno, Artaxias III adı altında Ermenistan kralı oldu. Zeno (Artaxias III) öldükten sonra ise, Part kralı Artabanus III kendisinin büyük oğlu Arsakes’i Ermenistan kralı olarak tahta oturttu.

Ermenistan tahtına Dördüncü Ferat’ın elli yıldır Roma’da yaşayan en küçük oğlu Ferat’ı oturtmayı deneyen Tiberius’un bu girişimi, Suriye’ye vardıktan az sonra Ferat’ın ani ölümü üzerine sonuçsuz kaldı. Tiberius, M.S. 35 yılında da Roma’nın Suriye valisi aracılığıyla bir diğer Arsakid prens olan IV. Ferat’ın Roma’daki torunu Tiridates III’ü Selukya’da tahta çıkardı ve onu Ermenistan kralı yapmayı denedi. Bu çabası da boşa çıktı. Ermenistan tahtına İberya kralı Pharasmanes çıktı sonuçta.

M.S. 40 yılında Vardanes ve  Gotarzes adlı iki kardeş imparatorluğu aralarında paylaştılar. Vardanes büyük parçayı, Gotarzes de Hırkaniye ve diğer kuzey eyaletlerini aldı. Sonra çatıştılar. Vardanes öldürüldü (M.S. 48/7). Soyluların bir kanadı bu ortamda tahta çıkarmak üzere Roma’dan Dördüncü Ferat’ın bir diğer torunu Meherdates’i çağırdılar. Ama taht kavgasından galip çıkan Gotarzes II (38-51) oldu ve bu zaferini M.S. 50 yılında Behistun’a kazıdı.

Burdaki Yunanca bir yazıt Gotarzes’i “Gew (Gev)’in oğlu Gotarzes” diye tanıtır (Bk. Malcolm A. R. Colledge, a.g.e., s. 50).

Kaynaklarda Meherdates’in destekçilerinin, Part soylularının onu tahta yerleştirmek isteyen  fraksiyonunun özellikle Carenes’ler olduğu belirtilir. Latince söylenişteki Carenes, irsi Karen (yeni Persçe’de Qarin) ünvanıdır.

Yani burada Partlar’ın ünlü altı ya da yedi evinden Karen evi ile karşı karşıyayız ki, Erzurumun eski adı Karin (Kalikala) buradan gelebilir. Belki de Dördüncü Ferat ve ailesi Karen evine mensuptu. Bu olayda Gew ve Karen evleri arasında taht üzerinde bir rekabet ve çatışma var gibi.

Bir sonraki yıl Gotarzes öldü. Yerine Vonones II geçti. Onun yönetimi çok kısa sürdü.

Part tahtına bu kez Vologases/Valarş I geldi (M.S. 51/52-79/80). Part kralı Vologases I, kardeşi Pacorus’a Medya tahtını, diğer kardeşi Tiridates’e ise Ermenistan tahtını verdi (M.S. 54).

Bu durum Roma imparatoru Nero’yu kızdırdı ve M.S. 58 yılında bir Roma ordusu ilkin Ermenistan kralı Tiridates’in başkenti Artaxata’yı, bir sonraki yıl ise bir diğer önemli Ermenistan kenti Tigranokerta’yı aldı. Böylece Ermenistan Roma’nın eline geçti.

Tiridates kovulmuş, onun yerine Ermenistan tahtına Roma adayı oturtulmuştu. Ama Part kralı Vologases (Valarş)’in güçlü bir karşı atağı sonucunda Romalılar Ermenistan’dan çekilmek zorunda kaldılar.

En sonunda Partlar ve Romalılar M.S. 63 yılında bir uzlaşmaya vardılar. Buna göre Ermenistan tahtına Part kralı Valarş’ın kardeşi Tiridates oturacak, ama tacı Roma’da Neron tarafından giydirilecekti.

Bu yöntemle hem Part iddiası, hem de Roma onuru birlikte tatmin edilmiş oluyordu. Üç yıl sonra Roma’ya giden Tiridates, Neron’un ellerinden Ermenistan tacını giydi. Tiridates’in aynı zamanda bir Magi (rahip, derviş) olduğuna işaret ediliyor.

Böylece uzun süredir Part nüfuz alanı olan Ermenistan, M.S. 54’te kesin şekilde Arsakidler (Partlar, Arşaklılar)’in yönetimi altına girer ve asırlarca onların yönetiminde kalmaya devam eder. Bu dönemde en başta gelen Ermenistan başkenti Artaxata idi.

Vologases (Valarş, Valakş) I, M.S. 80 yılına dek yönetmiş görünüyor. O’nun döneminde Part madeni paralarında ateşe tapıma işaret eden resimler görünür.  Malcolm A. R. Colledge, Zerdüşt dini geleneğinde Avesta’nın yaşayan el-yazmalarını ve geleneklerini Valakhsh adlı bir kralın topladığının söylendiğini hatırlatarak, bu kralın Part kralı Vologases I olabileceğini yazmaktadır (Bk. a.g.e., s. 51).

Partiya, Vologases I döneminde kuzey-doğudan bir Alan istilasına uğrar (M.S. 72). O tarihte bağımsız olan Hırkaniye yöneticisi de onlarla ittifak yapar ve Hırkaniye krallığı üzerinden geçen göçebe Alanlar kuzey İran’a doluşurlar, Partlar’ın  Medya satrapı ve Part kralının kardeşi Pacorus’un haremini ele geçirir, Part kralının diğer kardeşi Ermenistan kralı Tiridates’in kuvvetlerini silip süpürürler. Alanlar’a karşı Roma’dan yardım talebi sonuç vermez. Sonunda Partlar’ın şansı yaver gider, çünkü istilacı Alanlar’ın bizzat kendileri geldikleri yoldan geri dönerler (Bk. Malcolm A. R. C., a.g.y., s. 52).

M.S. 80 yılında Vologases I  sahneden kaybolur ve Pacorus II  görünür Part tahtında (78-115/116). Onu takiben de Artabanus IV ve Osroes (Chosroes: 109/110-128/129) başa gelirler.

Partiya ile Çin arasında diplomatik ilişkiler vardı ve karşılıklı olarak elçiler bulundururlardı. Örneğin M.S. 97’de Çin’den Kan Ying Mesene’ye gelir ve 101 yılında ise Manch’iu adlı bir Partiya kralı Çin’e hediyeler gönderir (Bk. Malcolm, a.g.y., s. 53).

M.S. 113’te Romalı kumandan Trajan, Part kralı Osroes’in Ermenistan kralını Roma’ya danışmadan kovmasını anlaşmaya aykırı bularak Partlar’a karşı bir doğu seferine çıkar ve 114 yılında birlikleriyle Ermenistan’a girer. Amacının Ermenistan’ı bir Roma eyaletine dönüştürmek olduğunu çok geçmeden açıkça ilan eden Trajan, Ermenistan’ı bir Roma valisinin yönetimine teslim etti. Sonra Kuzey Mezopotamya’nın lokal krallarına yöneldi. Edessa kralı Abgar VII rehin olarak ona oğlunu gönderdi. Diğer hanedanlar kaçtılar. Mezopotamya Trajan’ın Roma ordusunca işgal ve ilhak edilerek bir Roma eyaleti haline getirildi. Trajan, 116 yılında Fırat’ı geçerek Adiabene’yi de aldı. Niyeti Adiabene’yi Asurya adıyla bir Roma eyaletine çevirmekti. Bu bölgeye yöneticiler bırakıp ilerlemesini sürdürdü. Part başkenti Ctesiphon’u, Osroes’in altın tahtını ve bir kızını da ele geçirdi. Pers Körfezi’ne dek ilerleyen Trajan, sanki Büyük İskender’e özeniyordu. Ermenistan’ın pasifikasyonunu takiben Trajan’ın Van Gölü’nün doğu kıyısında oturdukları söylenen Mardiler’e saldırdığı da söylenir. Sonra içinde Abgar VII’nin de bulunduğu bazı vasal kralların isyanı ile birleşen bir Part misillemesi geldi. Geri çekilmek zorunda kalan Trajan, bir sonraki yıl başlattığı girişimi tamamlamak isterken öldü.

Herşey giderek saldırı öncesi duruma geri döndü. Ermenistan da geri bir Part monarkına bırakıldı. M.S. 135-136 yılı dolayında göçebe Alanlar,  küçük İberya kralı Pharasmanes’in kışkırtmasıyla yeniden ama bu kez kuzeyden Part imparatorluğu topraklarına doluştular. Media Atropatene (Azerbaycan), Ermenistan, hatta Kapadokya’ya egemen oldular. Part kralı Vologases II (105/6-147)’nin Ctesiphon’dan kuzeye gönderdiği 20 bin piyade askeri onları durduramadı. Sonra ya rüşvetle ikna edildikleri için, ya da kendi anayurtlarının başka aşiretlerce tehdit edildiğini duyduklarından dolayı kendiliklerinden geri döndüler (Bk. Malcolm, a.g.e., s. 166).

Daha sonra doğuda Afganistan ve çevresine Kuşanlar doluştu bu kez. Romalılar Partlar’a karşı istilacı Kuşanlar ile kontaklar kurdular.

Vologases III (148-192), Roma’ya aldırmadan M.S. 162’de Ermenistan’ı istila etti. O’nun Osroes adlı generali bir Roma gücünü tamamen imha ederek Ermenistan tahtına bir Arsakid prensini oturttu. Daha sonra güneye yönelen Part kuvvetleri Suriye’yi istila ettiler. M.S. 163 yılında Ermenistan (Kırmanciye) bu kez Roma ordusu tarafından istila edildi. Romalılar ülkenin Arsakid kralını kovup yerine Sohaemus adlı birini koydular. Bir sonraki yıl ise Mezopotamya’ya girdiler, Partlar’ı yenilgiye uğratıp Babil’e ve Selukiya’ya dek ilerlediler. 165 yılında Ctesiphon’u ele geçirip Vologases’in sarayını yıktılar. Ama bu sıralarda orduda yayılan bir salgından dolayı geri çekilmek zorunda kaldılar.

Hemen arkasından yitirilen yerler Partlar’ca geri alınmış olacak ki, ertesi yıl Roma ordusu Mezopotamya’yı tekrar istila etti. M.S. 170’te ise statüko geri dönmüştü bölgeye. Vologases IV (191-207/8), kayıpları geri almak için savaş tehdidinde bulundu ve 193 yılında yeni Roma krallıkları Adiabene ve Osroene’deki isyanları kışkırttı. Ardından Mezopotamya ve Ermenistan’a girdi. Bu seferleri Medler ve Persler’in bir isyanı ve doğu sınırdaki huzursuzluklar nedeniyle istediği sonucu vermediyse de, Adiabene üzerindeki kontrolünü yeniden kurabildi. M.S. 198’de Roma orduları yeniden Mezopotamya’yı (Selukiya, Babil, Ctesiphon vd) istila ettiler.

 

Sasani İsyanı ve Arsakidler (Partlar)’in Düşüşü

Üç Roma istilasının neden olduğu yıkımın da etkisiyle Part imparatorluğunda merkezi otorite sarsıldı, politik istikrar bozuldu.

Sonraki Part kralı Vologases/Valarş V (207/8-222/3)’in Medya kralı olan kardeşi Artabanus V  (213-227) kendisine karşı isyan ederek Mezopotamya’yı talep etti ve M.S. 215’te Susa’yı ele geçirdi.

Şimdi imparatorlukta fiilen iki başlı bir yönetim vardı. Bu iç savaşı fırsat bilen Roma imparatoru Caracalla Ermenistan kralının oğullarını rehin olarak ele geçirdi ve Partlar’la savaşı kışkırttı. Erbil kenti Romalılar’ca alındı, Part kraliyet mezarlığı açılıp kemikler dağıtıldı ve Medya’ya doğru akınlar yapıldı. Artabanus V (İslami kaynaklarda Ardavan), bir karşı-saldırıyla 217 yılında Roman Mezopotamyası’nı istila etti ve Roma ordusunu yendi.

Ama Arsakid (Part, Ferat) yönetiminin sonu hızla yaklaşıyordu.

Onları yıkacak olan isyan kendilerine bağımlı bir vasal krallık olan Persis’te başladı. Bu isyanın başını çeken ise bazı kaynaklara göre Sasan adlı biriydi.

Sasaniler’in atası olan kişiliktir bu.

Part kralı Artabanus V’in yönettiği Part direnişi 224 veya 226 yılı dolayındaki son muharebede kırılır. Bu çarpışmada yenik düşen Artabanus V öldürülür. Tabari’ye göre bu son muharebede Ardavan (Artabanus)’ı öldüren Ardaşir’di. Böylece Partiya Ardaşir’in ellerine düşer ve o Ctesiphon’da kral tacını giyer. Ama bu sıralarda da kendisine karşı halen güçlü bir Part direnişi vardır. Direniş dağlarda bir süre daha sürmüş olabilir.

Ardaşir’e karşı muhalefet ve direnişin en uzun süre devam ettiği odaklardan biri Ermenistan’dı. Çünkü Ermenistan (Kırmanciye), Partlar (Feratlar)’ın son üssü ve kalesi oldu. Geri kalan kesimlerde ise sonunda Ardaşir başarılı oldu. Böylece Akamenidler’in soyundan geldiklerini iddia eden Sasaniler’in krallığı kuruldu (Bk. Malcolm, a.g.e., s. 172).

 

Part Soyluluğu (Dört Büyük Ev ve  Yönetim Modeli)

Part imparatorluğunun batı sınırı çevresinde daha küçük ölçekli başka lokal krallıklar da vardı ki, bunların çoğunluğu Selukidler imparatorluğunun yıkılışıyla şekillenmişlerdi. Bunlardan biri olan ve Erbil kentini de içeren Adiabene (Aramice’de Hadayab, Partça’da Norsirakan), M.S. 1. Yüzyılda Izates adlı krallarca yönetildi. Bir diğer küçük krallık olan Osroene’nin başkenti ise Edessa idi. Bu krallığın yöneticileri ise genelde Abgar adını taşıyorlardı. Bu yöneticilerin etnik kimliği çok net değil. Bazı kaynaklar onları Arap bir hanedan ailesi olarak görür.

İmparatorluktaki bu alt-bölümlerle merkezi Part hükümeti arasındaki ilişkilerin tam olarak ne olduğu net olmaktan uzaktır. Bu ilişkiler sık sık değişmiş olabilir. Ama Part yönetiminin son 200 yılında ademi-merkeziyeçi bir genel eğilim gözlemlenebiliyor. Lokal bağımsızlığa yönelim bu dönemde giderek daha da güçlenir.

Aristokrasi sadece Arsakid ailesine bağlılık gösteriyordu.

Bu ailenin çeşitli kolları vardı. Krallar teorik olarak herhangi bir koldan gelebilirdi. Ama pratikte sık sık ailenin hangi kolundan olacağı anlaşmazlıklara sebep olmuştur. Part aristokrasisi (soylluluğu) de tıpkı Akamenidler gibi iddiaya göre yedi büyük aileden, belirli sayıdaki orta ve aşağı klanlardan  bileşiyordu. Fakat yedi rakamı kesin değil. Ama bazı büyük evlerin aile adları, egemenlik sahaları ve politik faaliyetleri saptanabiliyor.

Mithradates II’nin Behistun kayasındaki yazıtı onun bu evlerden dördünün başlarına tımarlar hediye ettiğini gösteriyor gibi. Bu dört ev veya klan (aşiret), Suren, Karen, Gew (Gev, Yunanca’da Geopothros) ve Mihran evleridir.

Suren evinin üssü Seistan (Sakastan) idi ve krallıkta soydan geçme olarak krala taç giydirme ayrıcalığına sahipti. Ana Arsakid koldan kralların yerini sözgelimi sadece ana tarafından Arsakid olan daha az direkt isimler aldığında (Artabanus III örneğinde görüldüğü gibi), Suren klanı daha saf Arsakid rakipleri destekliyordu. Bu evin en ünlü olayı M. Ö. 53 yılında yeralan Crassus bozgunundaki rolleri oldu. Bu olayda ünlenen general Suren’in adı bu evin irsi adı veya ünvanıdır. Onun kişisel adı bilinmiyor. Şah-Name’nin Keyaniler’le ilgili bölümünde yaptıkları hatırlanan destan kahramanları arasında onun kişisel adının korunduğuna inananlar var. Çünkü İran destanında Arsakidler’le ilgili kronoloji yanlıştır. Gotarzes örneğinde görüldüğü gibi, Part (Ferat) tarihinin bazı parlak dönemleri, kişilik va kahramanları efsanevi Key Kavus peryoduna transfer edilmiş, yani yanlış yere entegre edilmiştir (Bk. The Cambrıdge Ancient History Of  İran).

Arsakid (Ferat) çağının en parlak ve en ünlü olayları olan Suren’in eylemlerinin geleneğe yansımayışı düşünülemez. The Cambrıdge Ancient History Of İran adlı eserdeki yazıya göre Suren’in konumu bazı bakımlardan İran destanındaki Rüstem’in konumuyla paralellikler taşıyor. Rüstem, bu ulusal destanda daima İranlı kahramanların en büyüğü ve en güçlüsü olarak öne çıkar. Dolayısıyla İran ulusal destanının Rüstem’le ilgili bölümü adı geçen kaynağa göre Part (Ferat) peryodunun güçlü izlerini yansıtır. Destandaki önde gelen konumuna rağmen Rustem’in gerçek tarihte kime karşılık düştüğü henüz ikna edici şekilde saptanabilmiş değil. The Cambrıdge Ancient History Of Iran’a göre Rustem büyük ihtimalle Suren evinin bir üyesiydi ve muhtemelen Harran Savaşı’nın ünlü Suren’iyle ile ilişkiliydi.

Plutarch’ın Crassus adlı eseri Suren hakkında önemli bir kaynak. Harran Savaşı’nda Surenler ile Abgar arasında gizli bir ittifakın varlığı da kaynakların üstünde durdukları bir konudur. İran tarihine ilişkin kayıtlarda Suren Evi’nin adı Sasaniler dönemine dek görünmeye devam eder.

Karen Evi (klanı)’nin üssü ise büyük ihtimal Medya’daki Nihavand’da idi. Bu ev de yer yer yönetici  monarka muhalif oldu.

Gew klanının üssü  Hırkaniye idi.

Gev adlı bir Part kralı olabilir de, olmayabilir de. Şah-Name’nin efsanevi Kai-Kavus’un yönetimini anlatan bölümü Godarz adlı birine hayli yer ayırır. Bir Gotarzes Evi var. Şah-Name’deki Godarz’ın Gev adında ünlü bir oğlu da anılır. Burdaki Gev’in efsanesinin de Part tarihinin bir sayfasına referans olduğu düşünülüyor. Şah-Name'deki Godarz’ın başlangıçta Part kralı Gotarzes II (M.S. 38/44-50/51) olduğu sanıldı. Ama bir Gotarzes I’in varlığı ve yeni açığa çıkan rolü Şah-Name’deki referans’ın Gotarzes I’e olduğu inancını güçlendirdi (Bk. The Camb. Anc. Hist. Of İran, 3/I).

Mihran evinin üssü ise Rey (Rhagae) kentiydi.

Toumanoff, Mihran Evi’nin İran imparatorluğunun yedi büyük evinden biri olup Sasaniler’e akraba olduğuna işaret etmektedir. Bu evin iki kolunun başları Mirian ve Peroz adlarını taşırlar. Mihran Evi’nin Part peryodundan kalma bazı kolları İberya (Gürcistan), Gogarene ve Gardman gibi bazı eyaletlerde tahtı ele geçirmişlerdir (Bk. Toumanoff, a.g.e., s. 187).

Bu feodal prens ve yöneticiler kendi dominyonlarında Part sarayı modelinde saraylara sahiplerdi ve Strabo’nun aktardığına göre adet olarak pek çok kadınla evlenirlerdi, yani haremleri vardı. Suren Crassus’la savaşında haremini birlikte getirmişti. O’nun ordusunun çekirdeği Seistanlı tebasıydı. Yani Harran Savaşı’nda çekirdek güç Saka aşiretlerinden birliklerdi. Diğer evlerin de büyük ihtimalle benzer modelde kendi tebalarından orduları mevcuttu (Bk. Malcolm, a.g.e., s. 61-62).

Moses Khorene Ermenistan devletinin Arsakid yönetici Tiridates tarafından M.S. 60 yılından kısa bir süre sonra yapılan Part çizgisindeki örgütlenişini anlatırken saraydaki kişisel görevlerin ve önemli konumların büyük evler arasında nasıl payettirildiğinin de bir fotoğrafını vermektedir.

Partlar’ın askeri taktikleri onların göçebe arkaplanlarını yansıtır. Başkentleri sürekli değişir. İlk başkentlerinin Nisa olduğu sanılıyor. II. Arsak, kendi başkenti olarak Abivard civarında Dara kentini kurmuştur. Asaak kenti de erken Part tarihinde önemliydi.

Sayfalar
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29

Pazartesi, 23 Haziran 2008 10:23 tarihinde güncellendi