Dersim İnancı RAA HAQ![]() Sevgili Hüseyin Çakmak’ın Dersim inancı Raa Haq’a ilişkin yaptığı bu değerli çalışma daha önce Munzur Der... Devamını Oku.. |
Munzur Dağlarında Yüreğim Asıldı![]() Bizim doğduğumuz topraklarda ateşe su dökülmez! Günahtır: Suyun canı acır bu yüzden ateş toprağa gömülür. Biz ağaçları da kutsal biliriz, taşı toprağı... Devamını Oku.. |
Marsilya'da Dersimli Bir Ermeni... 1938-1986![]() Davut Kurun 1986 yılının sacak bir yaz akşamı Chambery L”hout taki evimin balkonunda cay içerken telefonum çaldı. Aynı mahalede otura... Devamını Oku.. |
Dersim 38’in canlı tanığı Hüseyin Kaya anlattı![]() Elif Orhan "Erzincan düzünde Pülümür’ün birçok köyünden getirilen sürgünlerin meydana getirdiği mahşeri kal... Devamını Oku.. |
Seyit Rıza: Bir İnsanın Portresi![]() Av-Hüseyin Aygün Dersimliler, 72 yıl sonra bugün, Seyit Rıza'nın idam sehpasında söylediği sözleri, -sanki tarih hiç değişmemiş gibi- a... Devamını Oku.. |
ALEVİ ÇALIŞTAYI RAPORU![]() AKP tarafından 2009 yılında başlatılan "Alevi Çalıştayı"nın ardından hazırlanan Ön Rapor geçitğimiz haftalarda hükümet tarafından yayımlandı. Ale... Devamını Oku.. |
| Dersim Tarihi Sayfa 17 |
|
|
|
| Yazar Webmaster |
| Pazartesi, 23 Haziran 2008 09:39 |
|
SONRAKİ DÖNEMLERDE KIRMANCİYE (ERMENİSTAN)’NİN YÖNETSEL YAPISI Kırmanciye (Ermenistan), Bizans İmparatoru Justinian tarafından M.S. 536 yılında Birinci, İkinci, Üçüncü ve Dördüncü Kırmanciye (Ermenistan)’ler tarzında dört eyalete ve yönetim bölgesine ayrılmıştır. Ülkeyi dört eyalete bölerek bu şekilde adlandıran Justinian olmuştur (Bk. M. Khorenatsi’nin History Of the Armenians kitabının çevirmeni Robert W. Thomson’un notu, a.g.e., s. 95). Moses Khorene, Ermenistan (Kırmanciye)’ın Mez-Haik (Asıl veya Büyük Ermenistan) ve Pokr-Haik (Küçük Ermenistan) olmak üzere iki eşit-olmayan parçasından sözetmektedir. Bunlardan Büyük Kırmanciye (Armenia Major)’nin hudutları batıda Fırat Nehri’nden doğuda Kur Nehri civarına kadar uzanıyor ve bu parça kendi içinde on-beş eyalete ayrılıyordu. Küçük Kırmanciye (Armenia Minor) ise Fırat Nehri ile Kızılırmak’ın kaynakları arasındaki topraklardan oluşuyordu. Justinian tarafından M.S. 536 yılında yapılan ve bazı değişikliklerle birlikte 591 yılında imparator Maurikios tarafından da benimsenen I., II., III. ve IV. Kırmanciye’ler şeklindeki numaralı bölünüm ile Moses Khorene’nin sözünü ettiği Büyük (Asıl) ve Küçük (Tali) Kırmanciye’ler tarzındaki ikiye bölünüm Arap istilasına kadar yanyana varolmuş görünüyorlar. Moses Khorene’nin kaydettiği tarzda ikiye bölünüm Araplar tarafından da biliniyordu. Arap kaynaklarda, örneğin coğrafyacı Yakut’ta, merkezi Hilat (Ahlat) olan bölgeden Arminiya al-kubra (Büyük Kırmanciye), Küçük Kırmanciye’den ise Arminiya al-sughra diye sözedilir ve ikincisinden Tiflis (yani Gürcistan) anlaşılır. Araplar, Ermenistan (Kırmanciye) terimini, Romalılar ve Bizanslılar’dan farklı ve daha geniş tanımlamış görünüyorlar. Çünkü, tarihleri Kırmanciye (Ermenistan) ile yakından bağlantılı olan Gürcistan, Arran (modern Kafkasya Azerbaycanı, eski Albania) ve İran Azerbaycan’ı dahil Derbend Gecidi’ne kadar Kur ile Hazar Denizi arasındaki tüm bölgeyi Ermenistan/Kırmanciye kapsamında tarif ediyorlar. Gürcistan ve Arran (Albania)’ı dışarda bırakan Ibn Hawkal ise, Asıl Kırmanciye’yi İç Ermenistan (Arm. Dahiliya) ve Dış Ermenistan (Arm. Hariciya) olmak üzere iki parça şeklinde tanımlar. İç Kırmanciye (İnner Armenia); Dwin (Dabil), Nahçivan ve sonraları Kalikala (Karin, Arzan al-Rum) bölgelerini kapsıyor. Dış Kırmanciye (Outer Armenia) ise, Van Bölgesini (Berkri, Ahlat, Erciş, Wastan, vd) ifade ediyor (Akt. Enc. Of Islam). Bizanslılar’dan Kırmanciye’nin başta gelen eyaletlerinden oluşan dört Kırmanciye (I-IV) şeklindeki bölünümü ödünç alan Araplar, M.S. 640’lardaki işgali takiben bu eyaletlerin sınırlarını önemli ölçüde değiştirmekle yetinmişler. Arap tarihçi ve coğrafyacılarının yazdıkları arasında ciddi farklılıklar olmakla birlikte Kırmanciye’nin Arap bölünümü Enc. Of Islam’ın Ermenistan Maddesi’ne göre genelde şöyle bir resim sunmaktaydı: Birinci Ermenistan (Birinci Kırmanciye): Arran (başkenti Barda dahil) ve Şirvan (Kur ve hazar denizi arasındaki bölge). İkinci Ermenistan (İkinci Kırmanciye): Gürcistan Üçüncü Ermenistan (Üçüncü Kırmanciye): Orta/Merkezi Ermenistan veya Asıl Ermenistan’dan oluşuyordu ve buna Dabil ve Vaspurakan bölgeleri de ekleniyordu. Dördüncü Ermenistan (Dördüncü Kırmanciye): Şimşat (Arsamosata), Kalikala (Erzurum), Ahlat ve Erciş ile birlikte Güney-Batı. Bazen İkinci Kırmanciye atılarak yukardaki dört parçanın üçe düşürüldüğü görülür. Yukardan beri anlatmaya çalıştığım bölünüm parçaların sayısında ve sınırlarında yapılan değişikliklerin de etkisiyle içinden çıkılması pek kolay olmayan karışık bir manzara arzetmektedir. Dersim geleneği ve dilindeki Kırmanciya Vırene, Kırmanciya Dersimi, hatta türkülerde de geçen Welate Cori ve Welate Ceri gibi tabirler yukarıdaki numaralı-numarasız bölünümlerle ilintili olmalıdırlar. Bir görüşe göre M.S. 591 yılından itibaren görünen Vaspurakan adı Moses Khorene’de Van Gölü doğusundaki toprakları tanımlamak için kullanılır. Vaspuhr sözcüğünden türediği söylenen Vaspurakan, Thomson’un açıklamasına göre, Ermenistan’ın Bizans ve Sasaniler arasında ikiye bölündüğü tarihlerde, Güneydoğu Ermenistan (Kırmanciye)’ın Sasaniler’in elinde kalan parçasıydı. Vaspurakan adının bu manada 8. yüzyıl başından sonra kullanıldığı sanılıyor. Richard N. Frye, Vaspurakan adını Vaspur ve –akan olarak ayırır ve bu iki öğeden bileşen bir sözcük olarak düşünür. İkinci kısım (-akan), bazen çoğul anlamı da kazandıran sıfatsal bir sonektir. Vaspur ve akan sözcükleri, Frye’nin açıklamasına göre Ermenice değil, Ermenice’ye girmiş İrani kavramlardır. O’na göre Partlar çağında Vispuhr (soylu, prens), Sasaniler zamanında ise Vaspuhr şekilleri mevcuttu. Frye, bu sözcüğün klan, prens, kral evi ve soylu gibi anlamlara sahip vais veya vis kökünden türemiş olabileceğini düşünür ve M.S. 3. yüzyıl sonrasında Vaspuhrakan teriminin soylular anlamı kazandığını tahmin eder. Bu eyalete bu adın kimler tarafından verildiği net değil. Medler veya Akamenidler döneminde var mıydı, bilinemiyor. Strabo, Ermenistan (Kırmanciye) sınırlarını genişleten Artaxias ve Zariadris ikilisinin Medler’den aldıkları topraklar arasında Basorope adlı bir bölge de anar. Frye, bu adın doğrusunun Basporakan olabileceği ihtimaline değinir. O’nun varsayımı doğruysa, bu sözcüğün ilk olarak en azından Strabo’nun zamanından beri kullanıldığı düşünülebilir (Bk. R. N. Frye’nin Tahran Üniversitesi yayınları arasında çıkan Yadnameye İraniye Minorsky içindeki Continuing İranian Influences On Armenian adlı makalesi, 1966). Ermenice’de Andzevatsik adı verilen bölge Zavazan/Zawazan (Zaza Ermenistanı? Zaza ülkesi?)’dır. Bu bölge Zaza Kırmanciye’si, yani Kırmanciye’nin Zaza parçası olarak tanımlanabilir. M. Khorenatsi’de Andzevatsi hem bir eyalet hem de Ermenistan/Kırmanciye prensliklerinden biri olarak geçer. El Mesudi (M.S. 943) Zawazan (Zauzan)’dan sözeder ve Cudi Dağı (Khorenatsi’nin haritasına bakılırsa Sim Dağı ile aynı olabilir?)’nın Zawazan’da bulunduğunu kaydeder. Buyid Deylemi hanedanlığının tarihçisi Mıskawaıhi, İngilizce’ye The Eclıpse Of The Abbasıd Calıphate (Abbasi Hilafetinin Çöküşü) adıyla çevrilen eserinde Zawazan adlı coğrafyadan ve M.S. 938 yılında Laşkari’nin Gilani-Deylemi kuvvetleriye Ermeniler arasında Zawazan’da (Thomas Ardsruni’ye göre Hadamakert adlı yerleşmesinde) yeralan bir savaştan sözeder (Bk. a.g.e., IV. cilt, s. 442-448). Zawazan, Yakut (M.S. 1225)’ta, Ermenistan dağları, Hilat (Ahlat), Diyarbekir, Azerbaycan ve Musul arasında yeralan büyük bir ülke olarak tarif edilir (Mesudi ve Yakut’un Zawazan hakkında dedikleri için bk. G. R. Drıver, The Dispersion Of The Kurds In Ancient Times, 1921. Türkçe çevirisi için bk. Dış Kaynaklarda Kırmanclar-Kızılbaşlar ve Zazalar, s. 45-50). Kırmanciye (Ermenistan)’nin Arap işgali öncesinde ve bu işgali izleyen Arap egemenliği peryodundaki sınırları ve yönetsel bölünümü kabaca böyleydi. Araplar Kırmanciye (Ermenistan)’yi genelde Azerbaycan ve Mezopotamya (Cizre) ile birlikte halifenin atadığı tek bir yönetici (vali) altına vermişlerdir. Bu vali Dwin’den yönetirdi. Dwin (Dabil), tüm Arap dönemi boyunca başkentti. Arap işgali öncesinde ise bu kentte bir Sasani marzbanı otururdu. Bu marzbanın ordusunun karargahı ise Azerbaycan’daki Erdebil’de veya Maragha’da idi. Asıl Kırmanciye’nin Arap ortaçağı boyunca Dwin’den sonraki en önemli kentleri Erzurum, Erzincan, Manazkert (Malazgirt), Bitlis, Ahlat, Erciş, Nahçıvan, Ani ve Kars idiler. Araplar’ın üslendiği kent merkezleri Dabil, Erzurum, Barda ve Tiflis idiler. Buralarda güçlü Arap kolonileri mevcuttu. Arap aşiretlerinin yerleşmiş olduğu başka kentler ve bölgeler vardı ayrıca. Anahatları ve esas bölümleri itibariyle Kırmanciye (Ermenistan)’de durum yukarda özetlediğim gibiydi. Kırmanciye’deki bu bölünümün kaba bir fotoğrafı ekteki haritalarda görülebilir. Bir de parçaların herbirinde irili ufaklı beylikler mevcuttu tabi. Kısacası, kontrolü zor bir coğrafya olan Kırmanciye (Ermenistan)’de merkezi yönetim nadiren görüldü. Genelde tanık olunan resim sayısız prenslikler biçiminde bir varoluştu. Şimdi de Kırmanciye’deki bu prenslikler hakkında bazı bilgiler vermek zorundayım.
Partlar’ı ve Kırmanciye’de Part hakimiyeti dönemini biraz ileride ayrıntılı olarak ele alacağım. Partiya’da Vologases I (Valarş/Valakş: M.S. 50/51-80) tahta çıktığında iki kardeşinden Pacorus’u Medya kralı olarak, diğer kardeşi Tiridates I’i ise M.S. 53/54 yılında Ermenistan kralı olarak atadı. Moses Khorene’de Part kralı Vologases (Valakş) I’e Arşak , Ermenistan tahtına oturttuğu kardeşi Tridates I’e ise Valarşak adıyla referans verilir. Khorenatsi, Ermenistan’da Arsakid (Part) monarşisini Valarşak ile başlatıyor. Partlar döneminde Kırmanciye (Ermenistan)’de çok sayıda prenslik görüyoruz. Ermenistan’da onlarca prenslikten sözeden Khorenatsi, daha önce adını andığım kitabında bunlar hakkında ayrıntılı bilgiler vermekte ve bütün bu prensliklerin Partlar tarafından (Partlar’ın Ermenistan tahtına oturttuğu Valarşak tarafından) oluşturulduğunu, onların döneminden kalma olduklarını öne sürmektedir. Khorene, Ermenistan kralı atandıktan sonra Valarşak’ın Makedonlar’a karşı yaptığı savaşları ve fetihlerini anlatıyor. O’nun anlattığına göre, Valarşak, ilkin Azerbaycan ve Orta Ermenistan’dan büyük bir ordu toplar. Bu orduya Bagarat ve O’nun emrindeki savaşçılar, Gelam’ın soyundan gelen göl kenarındakiler, Kenaniler, Sisak ve Kadmos’un soyundan gelenler, Asuryalı Senekerim’in soyundan ünlü savaşçılar (Giniler ve Artsruniler diye anlayın), kısacası Ermenistan’ın yarısı katılmıştır. Bu ordusuyla ilkin Aras havzalarına ve oradan da Khaltik/Canet (Yukarı Çoruh ile Karadeniz arasındaki bölge) sınırlarına gelen Valarşak, Coloneia adlı yerde Makedonlar’ın ve Makedonlar’la ittifaklarını hâlâ sürdüren Lazica, Pontus, Frigya ve Mazhak (modern Kayseri, Kapadokya çevresi) eyaletlerinin birleşik ordularını kanlı bir savaşın sonunda yenilgiye uğratarak o bölgelerde Makedonlar (Selukidler)’ın hakimiyetine son verir. Böylece Valarşak, tüm bu bölgelerde Partlar’ın egemenliğini kurar. Ardından Ermenistan devletini Part modelinde yeniden örgütler (Bk. M. Khorene, a.g.e., II. kitap, s.111-143). Valarşak (Trdat)’ın ordusunda Geliler’in de bulunduğu bu orduya katıldıkları söylenen Bagarat ve Gelam adlarından bellidir. İzadi’nin bahsettiği Dılaman prensliği Coloneia savaşı sonrasında kurulmuş olabilir. Khorene, Valarşak (Val-Arsak)’ın Ermenistan’ı prensliklere bölerek yönettiğine işaret eder ve onun Ermenistan’da kurduğu yönetsel düzeni, oluşturduğu prenslikleri tek tek ve uzunca anlatır. Bu örgütlenmenin M.S. 60 yılından kısa bir süre sonra yapıldığı anlaşılıyor Ama bu prensliklerin tümü Khorene’nin sandığı gibi Partlar döneminden kalma değildir. Adontz ve Toumanoff’un çalışmaları Ermenistan’daki devletleri ve hanedanları daha iyi tanımamızı sağladı. Özellikle Toumanoff’un çalışması Ermenistan’daki hanedanlıkları kronolojik yönden ve orijinleri bakımından tasnif etmemizi imkanlı kılmaktadır. Orijin yönünden bu hanedanlıklar veya evler, Hitit, Med-Manna, Urartu (Haykid?), Orontid ve Part orijinliler şeklinde gruplandırılabilir. Kronolojik bakımdan ise onları Hitit, Urartu, Orontid, Artaxiad, Part ve Sasani çağlarına dayananlar şeklinde bir tasnife tabi tutmak mümkündür. Aşağıda yanlış şekilde tümünün Valarşak tarafından oluşturulduğunu iddia ettiği bu prenslikler ve örgütlenme modeli hakkında önce kendi ağzından Khorene’nin dediklerinin bir özetini ve ek olarak bazı yorumları ve kendi görüşlerimi veriyorum.
Bagratuni Prensliği “Makedonlar’la savaş sona erince Ermenistan kralı Part Valarşak, bir Yahudi olan Bagarat’ı Ermenice konuşan bölgelerin ve batıdaki 11 bin adamın prensi (Arsakidler’in prensi) yaptı ve onun ailesinden gelenlere Bagratuni adını verdi. Ermenistan’da büyük bir prenslikti bu” (Khorene, a.g.y., s. 133). Thomson’un notuna göre, Vahan Mamikonyan isyanı sırasında Sahak Bagratuni adlı biri Ermenistan marzbanı idi. Vahan Mamikonyan isyanı 482 yılında yer aldı. Ben Bagratlar’ın Gil (Gel) orijinli olduklarını düşünüyorum ve daha önce sözünü ettiğim gibi Ermeni geleneğinin de bu görüşü doğruladığına inanıyorum. Dersim’deki Pakra adı Bagarat adının bir şeklidir. Toumanoff, bu evin Orontidler’den çıkma bir kol olduğunu söyler ve daha Orontidler’in Ermenistan yönetimi zamanında bilindiklerine işaret eder. Tüm Orontidler’in ortak geleneği güneş tanrısı Angl’ın soyundan geldikleriydi. Bagratlar da Angl orijinliydiler. Ermenistan’ın Hristiyanlığa döndüğü 4. Yüzyıl başında Bagratlar’ı Bayburt kalesi de dahil Syspiritis’te yönetirken görmekteyiz. Gordyene’deki Tmorik (Tamoritis) de onların yönetimindeydi. Bagratlar orijinde evin efendisi anlamlı olan Aspet ünvanı taşırlardı. Onların irsi ünvanları olan Aspetuni kavramı buradan gelmektedir. Bu evin bilinebilen en ilk üyesi M.Ö. 83-69 yılları arasında Büyük Tigran’ın Suriye valisi olan Bagadates’tir. Toumanoff’a göre onların Aspetuni adını almaları ve onlara yakıştırılan İbrani orijinlilik görev yaptıkları bu coğrafyadan ileri gelebilir. M.S. 2. Yüzyılda Gürcistan’a göçtüğü anlaşılan Bagratlar’ın bir kolu 5. Yüzyıla dek burada yönetici konumlar işgal eder. 7. ve 9. Yüzyıllar arasında Bagrat evinden 12 isim Ermenistan Baş Prensi olmuşlardır. Bagratlar Arap peryodunda 771-72 isyanına katıldıktan sonra ve kısmen bu nedenle Tamoritis, Kogovit ve Vaspurakan üzerindeki kontrollerini geçici olarak yitirir ve bu rolü Artsruniler’e kaptırırlar. 428 yılında Ermenistan monarşisi yıkıldıktan çok sonra, Bagrat evinin 771-72 isyanında öldürülen Smbat VII’nin soyundan gelen yaşlı bir kolu 885 yılında Aşot V Bagratuni ile başlayarak Ermeni Krallığı ünvanını alır ve böylece 428 yılı sonrasında ilk kez yeni bir Ermenistan monarşisi oluşur (Bk. Toumanoff, a.g.e). Toumanoff da dahil bütün Ermeni yazarlarının ‘Ermeni’ olarak nitelediği bu monarşi bence Geliler’le ilişkiliydi.
Pontus, Mazhak ve Diğer “Daha sonra Valarşak Ermenistan’ın batı ve kuzeyindeki Pontus, Mazhak ve Eğeria (aşağı Çoruh üzerindedir, çev.)’yı örgütledi. Ardından Gürcistan sınırındaki Tayk ve Parkhav’a döndü. Kafkas Dağı civarında yaşayan barbar yabancı ırkları (çevirene göre Bulgarlar kastedilir burda) eşkiyalığı bırakmaya mecbur etti , onları Tayk bölgesindeki Kol’da topladı ve vergiye bağladı. Sonra Nisibis (Nusaybin?)’e döndü” (Khorene, a.g.e).
Khorkhoruni Prensliği “Valarşak, Khor Haykazn ailesinin (çevirene göre Khorkhoruni’lerdir bunlar) soyundan gelenleri de bir prensliğe dönüştürdü ve başına Malkhaz’ı atadı.” (Khorene, a.g.e., s. 137). Toumanoff’a göre Khorkhoruni evi Hurriler’in bir kalıntısıydı ve prensleri Malkhaz ünvanı taşırdı. Arap peryodunda silinen bu ev Ermeni geleneğinde Hayk orijinli görülmektedir (Toumanoff, a.g.e., s. 208-209).
Varazhnuni Evi “Sarayın av işlerinin başına Gelam’ın torunu Garnik’in soyundan Dat adında bir adam kondu. İyi bir avcı olan bu adamın oğlu Varzh’a Hrazdan Nehri yanındaki köyler verildi ve onun adından hareketle daha sonraları (Valarşak’ın torunu Artaşes döneminde) bu eve Varzh veya Varazh dendi. Varazhnuni evi ve adı bu adamdan gelmedir” (Khorene, a.g.y). Bence bu evin Gil (Gelam) orijinli olduğu M. Khorene’de zaten söylenmektedir. Ama Ermeni geleneği Ayrarat eyaletinde (Sevan Gölü batısındaki Hrazdan vadisinde) aynı adı taşıyan kantonu yöneten bu evin Hayk orijinli olduğunu söylemektedir (Bk. Toumanoff, a.g.e., s. 222).
Gabal ve Abel Prenslikleri “Gabel ve Abel adlı kişilere/ailelere köyler verildi. Onların prenslikleri Gabeli ve Abeli adlarını taşırlar” (Khorene, a.g.y). Khorene’nin Hayk orijinli olduklarını söylediği bu evlerin ve prensliklerin ikisi de Toumanoff’a göre Kamsarakan Evi’nin alt-kolları idiler. Kamsarakanlar’ın Hayk’la bir ilişkilerinin olmadığı, onların Part/Arsaklı soyundan oldukları iyi bilinen bir şey. Toumanoff’a göre Bizans imparatoru Romanus I Lecaperus (920-44) Gabel evinden olabilir.
Artsruni ve Gnuni Prenslikleri “Valarşak, Artsruniler’i ve Gin adlı kişiyi/evi de birer prenslik yaptı. Artsruniler ve Gnuniler, Asuri kralı Senekerim’in soyundan gelirler. Asurya kralı Senekerim’in oğulları Adramelek ve Sanasar, babaları Senekerim’i öldürüp bize (Ermenistan’a) sığınmışlardı. Bizim atalarımızdan Skayordi, bu iki kardeşten Sanasar’ı Ermenistan’ın güney-batısına, yani Asurya sınırlarına yakın bir yere yerleştirmişti. Sanasır’ın soyu/sülalesi çoğaldı ve Sim adlı dağı doldurdular (Hübschmann, Sim Dağı’nın Sasun’da bir dağ olduğunu yazar. Hübschmann, A. O. N.’den akt. Thomson, dipnot, s. 112). Ermenistan kralı Valarşak, Sanasar Evi’nden (Sanasar’ın soyundan) gelenlerin içinden en güçlüsü olan ve Ermeni krallarına hizmet eden Sharashan’ı (bir yerde Şaraşan yerine Ardamozan der Khorene. S.C) o bölgelerin, yani Asurya sınırlarında ve Dicle nehri havzası üzerinde bulunan güney-batının büyük bdeaşkh’ı ve yöneticisi olarak görevlendirdi. Ardzn’ı ve çevresindeki bölgeyi, Toros Dağı (Sim Dağı)’nı ve tüm Kleisurae’yi eyaletler olarak Sanasar Evi’nden gelen Sharashan’a verdi. Aynı bölgenin güney-doğusunda yerleşik olan bu Ardamozan’ın (Sanasar?) soyundan gelenlere tarihçiler Artsruniler ve Gnuniler demektedirler. (Moses Khorene’de Sim Dağı, Toros’la aynıdır gibi. Thomson’un açıklamasına göre, Ardzn, Van Gölü’nün güneybatısıdır. Kleisurae ise, Bitlis geçidi veya geçitleridir). Artsruni adı aslında artsui-uni olmalı. Gnuni adının orijini konusunda Hadamakert’te anlatılan rivayet saçmadır. Gnuni adı gerçekte gini-uni şeklinde düşünülmelidir. Gin, saray için güzel şaraplar hazırlayan kişiye deniliyordu. Valarşak, çok hoşnut olduğu Gin adı verilen bu kişiyi de prens yaptı” (M. Khorene, a.g.y., s. 138). Thomson, Moses’in Artsruni adının etimolojisini artsiw (eagles) sözcüğünden çıkartmasını hayali bulur ve –uni sonekinin ise Ermenice’de aile adları için çok yaygın kullanılan bir takı olduğuna işaret eder. Ben burda sözü edilen Gnuni/Gini adının bugün Demenan aşiretinin bir kabilesi gibi görünen Dersim’deki Giniler’in ve onların adını taşıyan Gini köyünün adıyla kesinlikle aynı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Sarız ve çevresinde Zazaca’ya Ginice dendiğini de hatırlatmak istiyorum. Özetle, Ermeni olarak bilinen ve Asuri orijinli oldukları rivayet edilen Gini (Gnuni)’ler ve onların Vaspurakan eyaletindeki prenslikleri de, Artsruniler ve Artsruni prensliği de benim görüşüme göre Zaza (Geli) idiler. Artsruni, Gnuni ve Arzanene evleri hep birlikte pagan dönem geleneğinde Orontidler’in birer kolu ve Angl-soylu olarak görülürler. Hristiyanlık-sonrasında bu geleneği bırakıp Asurya kralı Senekerim’in oğullarının soyundan geldiklerini iddia ettiler. Toumanoff’un verdiği bilgilere göre 771-72 isyanından sonra Gnuniler kendi devletlerini Arap Uthman ve Kays aşiretlerine kaptırdılar ve bu isyanı takiben önce Tayk’ın güneyindeki Bagratid prensliğine, oradan da Bizans topraklarına göçtüler. Bu evden Mezezius I Gnuni 518-48 yılları arasında Sasaniler tarafından Ermenistan valisi olarak atanmıştı. Bizans imparatoru Leo V (813-20) Gnuni evindendir (Bk. Toumanoff, a.g.e). Artsruni evinin ayrıntılı tarihi bu evden biri olan Thomas Artsruni tarafından yazılmış bulunuyor.
Spanduni ve Havuni Evleri “Spanduni ve Havuni (Havenuni)’lere de Valarşak tarafından görevler verildi. Havuni aile adı Haw (kuş, cock anlamlı) kelimesinden gelir” (Khorene, a.g.e). Ayrarat’ta aynı adlı kantonları yöneten Havenuniler ve Spanduniler, Toumanoff’a göre, Abel, Gabel ve Dziunakan evleri gibi Kamsarakan evinin askeri-silahlı birer kolu idiler. Adontz, Spanduni adının Kamsarakanlar’ın aile ünvanı Spandarat sözcüğünden gelebileceğini söylemektedir.
Dziwnakan Evi “Kralın akrabaları olarak tanımlanan Dziwnakan’lara (adları kar anlamlı Dziwn’den gelir) sarayda muhafızlık görevi ve Ostan adı verildi. Valarşak, onların başına kumandan olarak Hayr’ı atadı. Hayr, Azerbaycan’dan Chuaş ve Nahçıvan’a kadarki bölgenin prensi de yapıldı” (Khorene, a.g.e). Ostan; saray toprağı, saray kenti demektir (Bk. Hübschmann, Grammatik). Chuaş, Vaspurakan’da bir bölgedir. Nahçıvan ise, Aras üzerinde bir kent ve eyalettir.
Muratsean (Marats’ik, Medler) “Şimdi Muratsean denenler Med kralı Azhdahak’ın soyundan gelenlerdi. Onlar kendi ailelerinin prenslerini Muratsean diye değil, fakat Marats’ik (sözcüğün bu formu Medler demektir, çev) diye adlandırırlar.Valarşak’ın Ermenistan krallığında hiyerarşide kral Valarşak’tan sonra ikinci sırada geliyorlardı. Valarşak, Maratsikler (Medler)’in lordu Muratsean’e Medya’dan getirtilmiş esirlerin yaşadığı tüm köyleri prenslik olarak verdi” (Khorene, a.g.y., s. 139). Thomson’un notuna göre, Moses Khorene’nin zamanında, yani M.S. 8./9. Yüzyılda Murats’ean ailesi/evi soyca tükenmişti. Toumanoff, bu evi Arsaklı peryodu öncesinde kayıplara karışan bir ırk olarak tanımlar (a.g.e., s. 224). Moses Khorene, kitabının başka bir yerinde Cyrus’la ittifak halinde Med kralı Azdahak’ı yenilgiye uğrattığı ve öldürdüğünü söylediği Ermenistan kralı Tigran’ın bu savaşta içlerinde Azdahak’ın ilk karısı Anoyş ile Azdahak’ın soyundan pekçok prens ve prensesin de bulunduğu 10 binden çok kişiyi esir edip Golt’n bölgesi sınırlarına kadarki yerlere yerleştirdiğini yazmaktadır. Bu esirlerin yerleştirildiği yerleri, Tambat, Oskiolay, Dazhgoynk, Vranjunik de dahil nehrin havzalarındaki topraklar, Nahçıvan kalesine ve bu kalenin karşılarına kadarki yerler, nehrin öte yakasındaki Julay, Khram, Khorşakunik kentleri ve başkenti Azhdanakan olan tüm ova olarak saymaktadır. Bu yerler için ekteki hariya bakınız. Az yukarda Partlar çağında Valarşak tarafından prenslik olarak Murats’ean’e verildiği söylenen yerler buralardır. Khorene’nin anlatımına göre bu topraklar Azhdahak’ın soyundan gelenlerce tutulmuştu. Azhdahak, Ermenice’de dragon, Azhdahak soyu da dragon soyu demektir (Bk. a.g.e., s. 119-23). Azdahak adının bir şekli olduğu anlaşılan Azdan-akan formu, Azdahak ve Yezdan adlarının aynı olabileceğini akla getirmektedir. Toumanoff, Murac’an evini Kaspi-o-Med olarak tanımlar (a.g.e., s. 224).
Sisak ve Kadmos Evleri “Sisak ve Cadmos ırklarından gelen iki prens Valarşak tarafından doğuda Ermenice konuşulan bölgelerin sınırında askeri valiler olarak atandılar” (Khorene, a.g.e). Kadmos evinin atası Kadmos, şecerede erken ve efsanevi Haykidler’den biri olarak görünür. Toumanoff, bu adın Yunan mitolojisindeki Cadmus ile benzerliğini bir tesadüfe yorumlar. Manandyan Kadmos adını Urartu ile ilişkilendirirken, Adontz ise Kadmos’u Corduene’nin isim babası olarak düşünmektedir.
Sisak (Alu) ve Aran’ın Prenslikleri Moses Khorene kitabının daha önceki bir yerinde şunları söyler: “Gelam (Gel) kendi topraklarının çoğunu oğlu Sisak’a bıraktı. Burası Sisak’ın adıyla Siunik diye bilinen bölgedir. İranlılar bu bölgenin adını daha tam şekliyle Sisakan olarak söylerler” (Khorene, a.g.e). Burada ise bu konuda bazı ek ve enteresan bilgiler vermektedir: “Valarşak, kuzey-doğudaki Aran (Albania) bölgesinde de bir yönetim teşkil etti. Bu bölge Sisak’ın Aşireti (Sisak Aşireti) tarafından miras alınmıştı. Halk, Sisak’ı ve aşiretini Alu olarak adlandırır. Bu nedenle Aran (Kafkas Albaniası) adlı bölgeye Aluank (yani Albania) adı da verilir” (Khorene, a.g.e). Moses’e göre Alu ve Aran adları kişi adıdırlar. Alu adı ona göre yumuşak (tender) anlamlıdır. Thomson’a göre hayali bir etimolojidir bu. Aran adlı adam, Moses’e göre, Alu’nun soyundandır. Part Valarşak, önde gelen, ünlü ve yiğit biri olan Aran’ı bu adı taşıyan bölgede askeri vali yapar. Uti, Gardman, Tsowdek ve Gargar adlı evler ve prenslikler, Moses’e göre, Aran adlı kişinin soyundan gelmedirler. Aran’ın toprakları Gürcistan (Gugark)’ın bazı kesimlerini de içeriyor. Böylece sayılan tüm bu prenslikler/aşiretler aynı milliyete ait görünürler. Uti, Kur nehri ile Sevan Gölü (Gelam/Gel Gölü) arasında bir eyalettir. Gardman, Uti eyaletinde bir bölgedir. Tsowdek ise, Thomson’un notuna göre, güneybatı Ermenistan’da Dicle batısında bir yerdir. Thomson’un aktardığına göre, Eremyan, Tsowdek’in Sevan Gölü’nün güneydoğu kıyısındaki Sawdik olduğunu düşünmektedir. Toumanoff ise, Moses’in Tsowdek evini Albania ile ilişkilendirirken karıştırdığı görüşündedir. Özetle, Moses’in aktardığı gelenekte Sisak/Alu denen ırk ya da aşiret Gel (Gelam)’in soyundandır. Sisak/Alu ise; Aran, Uti, Gardman, Tsowdek ve Gargar’ın cedleridir. (Khorene, a.g.y., s. 140). Alu adı bana Alanlar’ı, onun soyundan olduğu söylenen Aran’ın adı ise Areyliler (Areyiz)’i hatırlatıyor. Dersim dilinde Alanlar’a tamıtamına Alu derler. Khorene’nin anlattığı rivayet Alan ve Sisak aşiretlerinin bir ve aynı olup Gel orijinli olduklarına işaret etmektedir. M.S. 276 yılında, Roma imparatoru Aurelian döneminde Pontus, Kapadokya, Klikya ve Galata’nın Alanlar tarafından istila edildiği bilinen bir olay. Kendileriyle görüşen Aurelian, onları İran’a dönmeye bir şekilde ikna eder. Ama bu imparator ölünce Alanlar aynı bölgelere bir kez daha girerler. Bu sefer de imparator Tacitus görüşür onlarla ve o da Alanlar’ı ikna etmiş görünüyor. Çünkü Alanlar, aldıkları esirler ve yağma ile birlikte Phasis ötesindeki çöllerine (Kimmer Bosporus’una) geri çekilirler. The Decline And Fall Of The Roman Empıre adlı eserinde bazı kaynakların M.S. 276 yılındaki bu Alan istilasını İskitler’in istilası olarak tanımladığına işaret eden Gibon, Probus’un Hayatı adlı esere dayanarak İskit denen bu istilacıların Alanlar olduğunu söyler. Böylece İskit stoktan bir halk olan Alanlar’ın tarihsel kaynaklarda İskit (Saka, Askuza) diye de bilindikleri anlaşılıyor. Bu nedenle de Moses Khorene’nin aktardığı gelenekte Sisak ve Alu aşiretlerinin bir ve aynı aşiret olduklarının söylenmesi bana doğru gibi görünüyor. Bilindiği gibi Sisak (Si-Sak) adı İskit/Saka adıyla ilintilidir. Bazı kaynaklar Alanlar’ı, Jazyge (Yazıgi, belki Zazik?), Roxolani, Gaeti, Dacian ve Bastarniler’le birlikte Sarmatlar grubu olarak tanımlarlar. Part-Roma çağına ilişkin başlıca kaynaklardan biri olan Erbil (Arbela) Kronikleri’ne göre Alanlar M.S. 134 yılında 20 bin mevcutlu bir orduyla Partiya’yı da istila etmişlerdir. Alan-Dersim bağlantısına Dersim içinde veya çevresinde yönettikleri anlaşılan bazı Arsakid (Part) krallarının anne tarafından Alan kralının kızı Sat’inik’ten gelmiş olmaları nedeniyle de az ilerde değinme fırsatı bulacağım. Toumanoff’un da dikkat çektiği gibi Siunia eyaleti prensleri gelenekte Hayk evinden sayılmaktadırlar. Onlardan Vasak I, 442-51 yılları arasında Sasaniler’in Ermenistan valisiydi. Gardman-Albania evi bu hanedanlığın bir koluydu. Gardmanlar evi gelenekte Hayk orijinlidir. Siunia (Siwnik) adının İran orijinli bir sözcük olan Sisakan şekli ilk kez 6. Yüzyılda bir Süryanice kaynakta görünür. 1200 ile 1450’ler arasında Siunia (Sisakan) eyaleti Mamakanlar’ın bir kolu olan Orbeliyanlar’dan Liparitler tarafından yönetildi (Bk. Toumanoff, a.g.e., s. 214).
Gugark Prensleri (Gugarats’ik Evi) “Bu aileye Kafkas dağlarının karşısındaki bölge verildi. Bu aile Darius’un satrapı İberyalı Mihrdat’ın soyundan gelmeydi. Onları bu bölgeye İskender yerleştirmişti” (Khorene, a.g.e., s. 147). Thomson, Gugark’ın Gürcistan olduğunu not etmektedir.
Orduni Prensliği “Valarşak, bu prensliği Basean vadisinde kurdurdu. Orduni’ler Hayk’ın soyundandırlar” (Khorene, a.g.e). Gelenekte Hayk orijinli görülen bu ev, Toumanoff’a göre, Urartu saray evindendir. Aynı yazara göre gelenekteki Hayk orijinlilik de zaten Urartu orijinli olmayı ifade etmektedir. Orduni prensliği modern Pasin’e denk düşerdi (Bk. Toumanoff, a.g.e).
Angle Evi ve Prensliği “Valarşak, batının yöneticisi olarak Hayk’ın torunu Pask’am’ın soyundan gelme Turk adlı bir adamı atadı. Turk adlı bu adama kocaman fiziği, güçlü ve çok çirkin olması nedeniyle Angl adı veriliyordu. Angl, an-gel (güzel-olmayan, çirkin) sözcüğünden gelir. İranlılar, Rustem Sagdjik’in 120 filin gücüne sahip olduğunu söylerler. Ama Angl, ona ilişkin şarkılara bakılırsa, Samson, Heracles ve Rustem’den daha güçlüdür.Valarşak, bu adamın ailesini Angle Evi olarak adlandırdı” (Khorene, a.g.e., s. 141). Angl evi, güneybatı Ermenistan’da idi. Thomson, Khorene’nin Angl adının etimolojisi hakkında dediklerini haklı olarak uyduruk ve hayali bulur ve Angl’ın aslında Ermenistan’da bir pagan Ermeni tanrısının/kültünün adı olduğuna işaret ederek, onun Nergal’e karşılık düştüğüne değinir. Turk/Tork’un ise gerçekte Anadolu’nun bereket/verim tanrısı Tarku olduğunu not eder (s. 141). Khorene’nin Angl adının anlamı hakkında yaptığı açıklama bence de yanlıştır. Ama bu adın an ve gel öğelerinden bileştiğine ilişkin görüşü bana doğru görünmektedir. Çünkü Angl adının da Gel etnik adıyla ilişkili olduğuna inanıyorum. Bu adın Eğil ve Eğin şekli altında yer adı olarak da halen yaşadığına tanık olmaktayız.
Tsop’k Prensliği “Valarşak, Angl evinden sonra, Dördüncü Ermenistan adı verilen yerde büyük Tsop’k prensliğini oluşturdu” (Khorene, a.g.e). Bu adın Sophene prensliğinin Ermenice adı olduğuna daha önce değinmiş ve Sofene hakkında yeterince açıklama yapmıştım.
Apahunik, Manavazean ve Bznunik Prenslikleri “Bu prenslikler de Valarşak tarafından yine Hayk’ın soyundan gelenlerden kuruldu” (Khorene, a.g.e). Ermeni tarih geleneğine göre Orduni, Apahuni, Manavazan ve Bznuni evlerinin hepsi Haykid (yani Urartu) orijinlidirler. Bunların bir bölümünün Urartu saray evinden oldukları sanılıyor (Bk. Toumanoff, a.g.e., s. 218).
Slkunik’ler ve Mandakunik’ler “Cesur biri olan Slak, dağları tutmakla ve yabani keçileri avlamakla görevlendirildi. Slak’ın adıyla Slkunik’ler adı verilen bu evin Hayk’ın soyundan mı, yoksa antik rivayetlerde Hayk’tan önce bu ülkede yaşadıkları söylenenlerden mi olduğunu bilmiyoruz. Valarşak, aynı veya benzer bir göreve Miandak adlı bir adamı daha atadı. Bu adamın soyundan gelenlere de onun adından hareketle Mandakunik’ler deniliyordu” (Khorene, a.g.y., s. 142). Slak sözcüğünün, iğne, ok, keskin, meraklı gibi anlamlara geldiğini not eden Thomson, Khorene’nin kitabına yazdığı önsözde, Moses Khorene’nin anti-Mamikonyan olduğunu ve bu nedenle de Mamakanlar’ın adını Mandakuni olarak değiştirdiğini söylemektedir. Thomson’un ne demek istediğini tam olarak anlamış değilim. O’nun dediklerini doğru anladıysam, burdaki Mandakuni adının Mamikonlar (Mamakanlar)’a referans olduğunu düşünmek gerekir. Ama bu noktada kuşkularım var. Mandakuni adı Mendıkan aşiret adında yaşıyor olabilir. Mandakuni evinin Ermenistan’da Manna (Manda) hanedanlarından gelme bir koloni olduklarını söyleyen Toumanoff, Hitit yazıtlarında Mannalar (Mandalar)’la Sala’ların birbirlerine komşu halklar olarak gösterildiğine işaret ederek, Ermeni kaynaklarda yine birbirine komşu olan Mandakuniler ve Slkuniler’in onlarla aynı olduklarını yazmaktadır. O’na göre Slkuni evinin Sala ünvanı onların Hitit kayıtlarında geçen Sala halkının uzantıları olduklarını göstermektedir (a.g.e., s. 212-15). Toumanoff ve Thomson’un söyledikleri Manda, Manna ve Mamakan gibi adların bir ve aynı halka işaret ettikleri yönündedir.
Vahuni’ler “Valarşak, tapınakların yönetimini ve rahiplik görevini Vahagn’ın soyundan gelenler arasında gönüllü olanlara verdi. Bunlar Vahuni adıyla önde gelen prenslikler arasında yer aldılar. Vahuni evinin prensliği Aştişat idi” (Khorene, a.g.e). Aştişat (Surp Sahak), Muş bölgesindeydi. Kirzioğlu bu sözcüğün Aşte (Aştarte)-Şadı, yani Aşte Sevinci anlamına geldiğini yazmaktadır (Bk. Kirzioğlu, Kars Tarihi, s. 430). Toumanoff, geleneğin Haykid Vahagn’ın (Kırmanciye paganizminin Herkül’ü) soyundan geldiklerini söylediği Vahuniler’in Orontid orijinli olabileceklerine işaret etmektedir. Taron’un kutsal kenti ve Vahan kültünün merkezi Aştişat’ta Hristiyanlık öncesinde bir Vahagn tapınağı vardı. Aştişat, Vahevuniler’den yüksek papazların yönettiği bir tapınak-devletti. Ermenistan Hristiyanlığa dönünce bu tapınak ve Aştişat devleti Gregoridler’e geçti (Bk. Toumanoff, a.g.e).
Araven ve Zarehavan Evleri “Valarşak, bu aileleri ilk kralların soyundan olanlar arasından seçti ve bu aynı adları taşıyan kentlerde prenslikler olarak organize etti” (Bk. Khorene, a.g.e., s. 142-3). Aravenler gelenekte Haykid orijinli ve Orontidler çizgisinden sayılmaktadırlar. Zarevanlar’ın yönettiği kantonlardan biri Her idi. Gelenekte Hayk’ın soyundan gösterilen Zarehavanlar Toumanoff’a göre Araven ve Vahevuniler’le birlikte Orontid orijinli ve Artsruniler’in bir alt-bölümü olmalılar (Bk. Toumanoff, a.g.e).
Mokats’i Prensliği “Valarşak, Mokats’i bölgesinden yine Mokats’i adını taşıyan bir adama Mokats’i Prensliği’ni kurdurdu” (Khorene, a.g.e., s. 143). Mokk Eyaleti, Van Gölü’nün güneyindedir (Bk. Hübschmann, A. O. N., akt. Thomson, s. 143).
Korduats’i, Andzevats’i ve Akeats’i Eyaletleri ve Prenslikleri “Valarşak, bu adları taşıyan eyaletlerde aynı adları taşıyan prenslikler oluşturdu” (Khorene, a.g.e., s. 143). Mokk eyaleti, Van Gölü’nün hemen güneyinde bulunuyordu. Korduk eyaleti daha güneydeydi. Andzevatsik ve Akeatsik ise Van Gölü’nün güneydoğusunda idiler (Bk. Thomson, Hübschmann ve Toumanoff’un açıklamaları). Corduene prensliği Gordyene’de idi. Toumanoff’a göre Ermenice’de Korduk, Süryanice’de Bet Qardu olarak bilinen eyalet veya prensliktir bu. Moses Khorene’deki Korduk (Korduatsi) adı, açık ki Korduk Evi (Kürtler)’ne ve Kürdistan Eyaleti (Kordu Eyaleti)’ne referanstır. Buna göre Kürtler ve ülkeleri de hayli eskiden beri Kırmanciye (Ermenistan) sınırları içinde görülmüşlerdir. Andzevatsik, Zawazan olarak da bilinen eyalettir. Toumanoff, onların Mahkert’in eski Med-Karduk prenslerinin bir kolu olabilecekleri ihtimaline işaret eder. Toumanoff’ta Med-Karduk yazım şekli Medler’le Karduklar arasında özdeşliği ifade eder.
Rshtuni ve Goltnetsi Eyaletleri ve Prenslikleri “Rshtuni ve Golt’nets’i evlerinin Sisakan Evi’nin gerçek kolları olduklarını öğrendim. Bu prensliklerin o adamların adlarını mı aldığı, yoksa o eyaletlerin adlarıyla mı çağrıldıklarını bilmiyorum” (Khorene, a.g.e., s. 143). Rshtunik’ler, Van Gölü’nün güney kıyısında idiler. Golt’n ise kuzeydoğuda Aras üzerindeydi. Bu bölgeler ve aileler için Thomson’un açıklamalarının yanısıra Hübschmann ve Toumanoff’a bakılmalıdır. Moses’in aktardığı geleneğe göre Sisak (Alu), Gelam (Gel)’ın oğluydu, yani Gelami idi. Sisakan (Siunik) eyaleti onundu. Aran da onun soyundandı. Uti, Gardman, Tsowdek ve Gargar adlı aileler ve hanedanlar da Aran’ın soyundan idiler. Burada Rshtunikler’le Goltnetsiler’in de Sisakanlar’ın birer şubesi oldukları söylenmektedir. Gelenekteki tüm veriler birleştirildiğinde ortaya çıkan manzara Gel milliyetinin hakim veya ana öğe olduğudur. Geleneğin Haykid orijinli gösterdiği Rshtuni’lerin adları Toumanoff’a göre Urartu krallarından Rusa (Rusha) ile bağlantılarına işaret eder. Onların prensliği Urartu başkentini de içeriyordu. Arap peryodunda prensliklerini yitiren bu evin Urartu kraliyet evinden geldikleri sanılıyor (Bk. Toumanoff, a.g.e., s. 213). Rshtuni ve Rusa adları ile Dersim’in Rutan aşiretinin adı arasında da dikkate değer bir benzerlik var.
Sayfalar |
| Pazartesi, 23 Haziran 2008 10:22 tarihinde güncellendi |
Forumdan Son Mesajlar
![]() |
Konular | Yazar | ||
|
Zeybekler 2002 - Otantik Süper Zeybek Havaları | (52) | İLKE | |
|
Sözlü Zeybekler 2 - Ege Türküleri | (51) | İLKE | |
|
Özer Urun - Gilli Gazinc Nupelda | (52) | İLKE | |
|
Mosaic & The Folk Music Of An -Kaval ve Halk Sazl | (63) | İLKE | |
|
Modern Anadolu Türküleri - Modern Turkişh Folk ... | (66) | İLKE | |
|
Anatolia Folk Music 3 - Instrumantal | (52) | İLKE | |
|
Anatolia Folk Music 2 - Instrumantal | (67) | İLKE | |
|
Anatolia Folk Music 1 - Instrumantal | (95) | İLKE | |
|
Metin Alatlı - Sentetik Oyun Havaları (LP) | (81) | İLKE | |
|
Anadolu'dan Asya'ya Bir Nefes -Anatolia To Asia ... | (78) | İLKE | |
Toplam Forum Konusu : 194
Toplam Forum Mesajı : 357 |
||||
Anasayfa
Sosyal Ağ
Dersim

.jpg)








Toplam Forum Konusu : 194
Toplam Forum Mesajı : 357 





